Arama sonucunda " Gayb " kelimesi geçen 44 ayet meali bulundu.

Tekvir 24

O/Cebrail, gayb konusunda zan/töhmet altında tutulamaz.

Cin 26

O gaybı bilendir, hiç kimseye gaybını açıklamaz.

Kalem 47

Yoksa gayb (bilinmeyen) onların yanında da, onlar mı yazıyorlar?

Tegabun 18

O, gaybı da görünen âlemi de bilendir; mutlak güç sahibidir, doğru hüküm / isâbetli karar verendir.

Cuma 8

De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacak, sonra gaybı da görünen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna götürüleceksiniz de, O size yaptıklarınızı haber verecektir.”

Haşr 22

O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah’tır. Gaybı da görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.

Necm 35

Sanki gayb ilmi onun yanında mı ki görüyor?

Hucurat 18

Şüphesiz Allah göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Zümer 46

De ki: “Ey gökleri ve yeryüzünü yaratan, görülmeyeni/gaybı ve görülebileni/şehadeti bilen Allah’ım! Sensin Sen, kullarının arasında; ihtilâf ederek ayrılığa düştükleri şeyler hakkında doğru hüküm/karar verecek olan!”

Fatır 38

ŞÜPHESİZ ALLAH göğün ve yerin gaybını bilendir. Doğrusu O, göğüslerin özünü de çok iyi bilendir.

Fatır 5

EY İNSANLAR! Şüphesiz ki, Allah‘ın sözü gerçektir. Dünya hayatında aldanmayın / dünya hayatının süsü / cazibesi sakın sizi aldatmasın! Ve sakın o aldatıcı (şeytan ve şeytana tabi olan din adamları) sizi Allah ile / Allah adına aldatmasın![1] ______________________ [1] Örneğin, Allah’ın kendilerine gaybı bildirdiğine dair haber yayanlar. Allah’ın bazı konularda kendilerine yetki, tasarruf verdiğini söyleyenler, … Devamını oku

Sebe 53

Halbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayba taş atıp (ileri geri konuşup) duruyorlardı.

Sebe 48

De ki: “Şüphesiz benim Rabbim; bâtılı/yalanı ‘gerçek/hak ile’ açığa çıkarır. Bütün gaybları/açıkça görülmeyenleri en iyi bilendir.”

Sebe 14

SONUNDA ölümüne hükmettiğimizde cinlerden onun ölümünü onlara gösteren olmadı; ancak onun değneğini bir yer canlısı (dabbe)[1] kemiriyordu. Nihayet (Süleyman yere) yığılınca cinler açıkça anladılar. Eğer cinler gaybı / geleceği bilmiş olsalardı böylesine aşağılayıcı azap[2] içinde yaşamazlardı! ______________________ [1] Buradaki anlamı ağaç yiyen kurt manâsındadır. Bkz. Neml: 82. ayet ve dipnotunda ise ‘dabbe’ kâfirlere şahitlik edecek … Devamını oku

Sebe 3

İNKÂR EDENLER dediler ki: “Kıyâmet saati bize gelmez.” De ki: “Kesinlikle öyle değil! Gaybı bilen Rabbime ant olsun ki, o size mutlaka gelecektir.” O’ndan zerre miktarınca bir şey gizli kalmaz; ne göklerde ve ne de yeryüzünde! Ne bundan daha küçük ve ne de daha büyük bir şey yoktur ki; apaçık bir kitaba yazılıyor olmasın.[1] ______________________ … Devamını oku

Rum 7

Onlar sadece dünya hayatının dış görünüşünü biliyorlar, ahiretten/gaybtan/gelecekten gafildirler/habersizdirler.

Neml 65

De ki: “Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilemez! Onlar ne zaman dirileceklerini de bilemezler.”

Meryem 78

O gayba mı tanık oldu veya Rahmân’ın katından bir söz mü aldı?

Kehf 26

(Bu onların iddialarıdır). De ki: “Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yeryüzünün gaybı/görülemeyeni O’nundur. O, ne güzel görendir. Ve O, ne güzel işitendir Onların O’ndan başka bir velisi/dostu/yardımcısı yoktur. Kendi hükmüne/kararına hiç kimseyi ortak etmez.”

Kehf 22

“Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir” derlerse; “Beştirler, altıncıları da köpekleridir” derlerse; “Gayb/bilinmeyen hakkında” tahmin yürütürlerse; “Yedidirler, sekizincileri de köpekleridir” derlese; de ki: “Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onların kayda değer bir bilgiye sahip olanları çok azdır. Artık onlar hakkında, açıkça bilinenler dışında hiç kimse ile tartışmaya girme! Ve onlar hakkında, bilgi almak için de hiç … Devamını oku

Nahl 77

GÖKLERİN ve yeryüzünün gaybı Allah’a aittir. Saatin işi/emri ise sadece göz kırpması gibidir. Veya daha da kısadır. Şüphesiz Allah herşeye güç yetirendir!

Rad 9

O (insan imkânları ile görülemeyen) gaybı da görülen âlemi de bilendir. Tek büyük olandır, tek yüce olandır.

Yusuf 104

Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun ki?! O (Kur’an; gayb âleminden bilgi veren ve) sadece âlemler (evrendekiler/insanlar) için (ders alınıp ortaya/açığa çıkarılması gereken) bir Zikir’dir/sürekli hatırda tutulması gereken bir öğüttür!

Yusuf 102

(EY Nebi!) İşte bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Sen, onlar işlerini kararlaştırıp da tuzak kurarlarken yanlarında değildin!

Yusuf 81

Babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Oğlun gerçekten hırsızlık etti. Ve biz bildiğimizden / gördüğümüzden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybı / gizli olanı bilenler değiliz.

Yusuf 10

Onlardan bir sözcü dedi ki: “Yusuf’u öldürmeyin, onu kuyunun gayabeti[1] / kuyunun dibine varmadan içinde oturulacak (duvar kenarında oyuk / içeriye doğru çıkıntılı bir) yere koyun da kervanlardan biri görsün ve bulup alsın, eğer yapacaksanız (böyle yapın?!)” _____________________ [1] Gayabeti: Kelime kökü üç harftir, o da bildiğimiz bir kelimedir aslında: G-Y-B ~  غَيَابَتِ Gayb?! Gayb: … Devamını oku

Hud 123

Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Bütün işler sonunda O’nun huzuruna döndürülüp götürülür. O’na ibadet/kulluk et! O’na güvenip dayan! Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Hud 49

BÜTÜN BUNLAR sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce ne sen onları biliyordun, ne de kavmin! Sabret öyleyse. Şüphesiz, sonuç korunup sakınanlarındır.

Hud 31

Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmem. Ben bir meleğim de demiyorum. Ve gözlerinizin hor gördüğü kimseler için; ‘Allah onlara bir hayır vermeyecektir’ de demem. Onların içinde olanı, Allah daha iyi bilir. Gerçekten, o zaman ben zalimlerden olurum.”

Yunus 20

VE DİYORLAR Kİ: “Ona, Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” De ki: “Gayb ancak Allah’ındır! Bekleyin öyleyse! Çünkü ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”

Tevbe 105

De ki: “Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah görecek, Rasûlü görecek ve müminler de göreceklerdir/şahit olacaklardır. Sonra gaybı da görülen âlemi de bilen, Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.”

Tevbe 94

ONLARA döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: “Mazeret beyan etmeyin, size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu bildirdi. Bundan böyle davranışlarınızı Allah görecek, Rasûlü de görecek! Sonra hepiniz; gaybı da görülen âlemi de bilenin huzuruna döndürüleceksiniz O size yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecek.”

Tevbe 78

Allah’ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah’ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?

Araf 188

De ki: “Ben kendime ne bir yarar ve ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Allah’ın dilemesi hariç! Eğer gaybı bilseydim hayrı/iyiliği daha çok yapardım. Ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim; iman eden/inanmak isteyen bir toplum için!”

Enam 73

“Gökleri ve yeryüzünü bir hesap ile yaratan O’dur. “Ol” dediği gün (o şey) hemen oluşmaya başlar. Sözü gerçektir! Sûr’a üfürüleceği gün de hükümrânlık O’nundur. Gizliyi / gaybı ve şehâdeti / görüneni bilir. O, doğru hüküm / karar verendir, her şeyin haberini alandır.”

Enam 59

Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olanı bilir. Düşen hiçbir yaprak yoktur ki onu bilmesin! Yerin karanlıkları içine gömülen hiçbir tohum, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki, apaçık bir kitaba yazılıyor olmasın.[4] ______________________ [4] Bir tohum toprağa gömülür. Allah onu bilir. Melekler kitaba yazarlar. Rabbimiz izin verirse tohumdan bitki … Devamını oku

Enam 50

De ki: “Size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum ve ben gaybı / gelecekte ne olacağını da bilmem! Ben size bir meleğim de demiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyuyorum.” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor (karşılaştırma yapmıyor) musunuz?”

Maide 116

ALLAH kıyamet günü şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Allah’ı bırakarak beni ve anamı ‘iki ilah edinin’ dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan / üzerime düşmeyen / Senin onaylamadığın / söylememi istemediğin bir şeyi söylemem, benim için sözkonusu olamaz. Eğer ben onu söylemiş olsaydım elbette Sen … Devamını oku

Maide 109

ALLAH’ın, Rasûlleri/Elçileri toplayıp; “Siz[den sonra davetiniz]e ne derece uyuldu?” diyeceği, onların da; “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybı/gizlilikleri, hakkıyla bilen ancak Sensin” diyecekleri günü hatırlayın.

Nisa 34

İYİ ADAMLAR / KİMSELER; kadınlarını koruyup kollamakla görevlidirler. Bu, Allah’ın her birine diğerinde olmayan farklı kabiliyet / özellik vermesi[1] ve erkeklerin mallarından (eşleri için) harcamaları[2] sebebiyledir. (Allah’a itaat edip korkan) kadınlar (ve erkekler), Allah’a içten itaat edip boyun eğen[*] ve Allah’ın korumasına karşılık[3] kimse görmezken (yalnızken) de[4] kendilerini (erkek ve kadın olarak her türlü fahşadan … Devamını oku

Ali İmran 179

(EY MÜNAFIKLAR!) Allah inananları, şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek de değil. Fakat Allah elçilerinden dilediğini seçer/dilediğine bildirir. O halde Allah’a ve elçilerine inanın. İnanıp korunursanız size büyük bir ödül var.

Ali İmran 44

(Ey Muhammed/Ey İnsan!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur’a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında (sen) yoktun.

Bakara 33

(Allah şöyle) dedi: “Ey Adem! Onlara bunların özelliklerini haber ver/anlat.” (Adem de) onlara (varlıkların özelliklerini anlatıp, kendisine adlandırması için kodladığımızı) isimlendirerek meleklere iletti/bildirdi. (Allah) buyurdu; “Size göklerin ve yerin gaybını (gizliliklerini) şüphesiz ki Ben bilirim; açığa vurduklarınızı da gizlediğiniz şeyleri de Ben bilirim dememiş miydim?”

Bakara 3

Onlar ki; gayba inanırlar ve namazı da gereği gibi kılarlar ve rızık olarak ellerinde bulunanlardan da harcarlar.