Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla
(Herkese İyilik Eden ve İyilere Lütfu Geniş olan Allah’ın Adıyla)

Nas 6

Gerek (görmediğimiz varlıklar olan) cinlerden ve gerekse (şeytanlaşmış/şeytanın din adamları olan) insanlardan…”

Nas 5

o insanların duygularına hayâller atar, zihinlerine düşünceler fısıldar.

Nas 4

o (kötü şeyleri fısıldayan) sinsi fısıldayıcının (şeytanın) şerrinden;

Nas 3

İnsanların İlâhı olan Allah’a;

Nas 2

İnsanların Meliki/Padişahı/İmparatoru,

Nas 1

DE Kİ: “Sığınırım; İnsanların Sahibi,

Felak 5

ve haset ettiği zaman hasetçilerin şerrinden”.

Felak 4

Nefisleri tahrik edenlerin/anlaşmaları bozanların

Felak 3

Gece karanlığı bastırdığı/çöktüğü zaman, gecenin içindeki olayların şerrinden.

Felak 2

yarattığı şeylerin şerrinden.

Felak 1

DE Kİ: “Sığınırım (dünyayı döndürerek sabahı ortaya çıkarıp yöneten), aydınlık sabahın Rabbine,

İhlas 4

VE hiçbir şey O’na denk/benzer değildir”.

İhlas 3

O, baba değildir ve evlat da değildir!

İhlas 2

ALLAH Samed’dir. (Hiçbir şeye muhtaç olmayan, herşey O’na muhtaç olandır.)

İhlas 1

DE Kİ: “O İLAHIMIZ (kayıtsız şartsız boyun eğilen) TEK ALLAH’tır!”

Tebbet 5

Boynunda liften bükülmüş bir ip olduğu halde…

Tebbet 4

karısı da odun taşıyıcısı (olarak).

Tebbet 3

Yakında alevli bir ateşe yaslanacaktır,

Tebbet 2

Ne malı fayda verdi kendisine, ne de kazandığı…

Tebbet 1

EBU LEHEB’in (Rasûl’e taş atan) iki eli kurusun, kendisi de kurusun/zaten kurudu (zarar veremez oldu) da!..

Nasr 3

Rabbine hamd ile (yaptığı her şeyi yerli yerince güzel yapıp yöneten olarak), tesbihte bulun ve O’ndan mağfiret/bağışlanma dile! Çünkü O, tüm içten tövbeleri/bağışlanma dileklerini kabul edendir.

Nasr 2

insanların kitleler halinde, Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde;

Nasr 1

ALLAH’ın yardımı (1) ve fetih (2) geldiğinde ve

[1] Allah’ın Yardımı: Allah’ın başkalarının da hak ve özgürlüklerine riayet ederek kimseye saldırmadıkları halde, saldırıya uğrayanlara yol göstermesi ve tüm barış yollarının tükenmesi üzerine; saldırganlara karşı garantili bir zafer sözü vermesi…

[2] Fetih: İnsan hak ve özgürlüklerini ihlal ederek, Müminlerin ve Elçi’- nin konuşmasını yasaklayıp öldürmeye çalışan saldırgan, terörist müşriklerin merkezi; Mekke’nin fethi…

Kafirun 6

Sizin dininiz; (ahireti reddederek oluşturduğunuz hayat tarzınız) size, benim dinim de; (ahireti kabul ederek oluşturduğum hayat tarzım da) banadır.

Kafirun 5

Siz de ibadet edecek değilsiniz, benim ibadet ettiğime.

Kafirun 4

Ben asla kul olacak değilim, sizin kul olduklarınıza.

Kafirun 3

Siz de ibadet etmezsiniz, benim ibadet ettiğime.

Kafirun 2

Ben kul olmam, sizin kul olduklarınıza.

Kafirun 1

DE Kİ: Ey (gerçeği/hakikati gördükleri halde üzerini örten) kâfirler!

Kevser 3

Asıl sonu kötü olan, sana kin tutan/seni ayıplayandır.

Kevser 2

O hâlde; sen de yalnız Rabbine (herşeyin sahibi/terbiye edici/hükümdar olan Allah’a) salât et (O’na ve dinine destek ol/yardım et) ve yalnız O’nun yolunda kendini kurban[1] edercesine çalış/direnç göster/kendini O’na adayıp fedâ et (her şeyinle/tüm benliğinle O’na yönelerek, canla başla O’nun yolunda bir ömür çalış çabala).

______________________
[1] ‘Kurban kes’ emri yalnızca Hac’da, hacıların yerine getirmesi gereken bir ibadet olduğunu düşünüyoruz Daha sonra da gelenek hâline getirilmiştir. Kurban öncesi emredilen ‘Namaz kıl’ emri muhtemelen ‘Bayram Namazına da işaret etmektedir. Müslümanlar Hac’da; ‘Bayram Namazlarını kıldıktan sonra ‘Kurban- larını’ kessinler anlamı, daha yakındır! Allah daha iyi bilir! Ve en önemlisi ‘emir tekrarı’ olmadığı için hayatta bir defa kurban kesmek yeterlidir. Dileyen, her yıl kesip bir miktar da kendisine ayırarak fakir fukaraya etlerini dağıtabilir. Hatta Rasulullah sav. hem kendisi ve hem de Ümmeti için tek bir Kurban keserdi (tarihi vesikalara/kaynaklara bakılabilir). Ayrıca, buradaki ‘venhar’ kelimes; kurban kes anlamına geldiği gibi, aynı zamanda diğer insanların zarara uğramasını önlemek için kişinin kendisini adar gibi çalışması anlamına da gelebilir. Yani büyük bir direnmeyle, sabırla insanlık adına, insanlığın kurtuluşu için büyük bir mücadele vermeyi de ifade eder. Çünkü ‘venhar’ kelimesi ‘kurban edilen’ hayvanın gösterdiği direnci/direnmeyi de anlam olarak içinde barındırır. Yani: “Rabbin için namaz kıl; müşrik ve kâfirlere karşı büyük bir direnç, direnme, sabır ve mücadele örneği göster. Böylece, senin davanın üstün gelmesi ile sana iftira atıp kin tutanlar bozguna uğramış olsunlar!” demiş olur Allah.

Kevser 1

ŞÜPHESİZ sana kevseri[1]/pek çok şeyi verdik.

______________________
[1] Kevser, kesret kökünden gelir: Üretimde ve ticari kazançta artış olmakla birlikte; verilen vahiy, Kur’an, hikmet bilgi, bilgelik, iyilik.

Maun 7

Ve en ufak iyiliğe bile engel olurlar (basit araç ve gereçleri bile iyilik için vermezler).

Maun 6

Onlar, (başkalarını memnun etmek için ibadetle) gösteriş yaparlar.

Maun 5

Onlar, ibadetlerinden/namazlarından gafildirler[1].

______________________
[1] Salatı ikâme etmek/Namaz ibadetini eda etmek KUR’AN’DA VAR MI, diyerek acaba inandığını söyleyenler kimi köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadırlar?!

Dinde tek ŞARİ/HÜKÜM KOYUCU Allah’tır!

Allah Kitabında Namaz ile ilgili detayları açıklamamış, Nebisine mi bırakmış?!

Bu tartışmalara mahâl vermeyecek şekilde Kur’an’da Salat Kavramı, Namaz İbadeti ta ilk Nebi Hz. Adem as.’dan İbrahim as.’a kadar uygulanagelmiş bir ibadet tarzıdır.

Muhammed as. Nebi/Rasûl olarak seçildiğinde de ayetler ile sabittir: «Sonra da sana vahyettik: “Allah’ı birleyerek/hanif olarak İbrahim’in milletine/dinine uy! O, ortak koşanlardan değildi/olmadı!”» (Nahl: 123)

Muhammed Nebi as. cahiliyye toplumunda da asla şirk koşanlardan olmadı. O; Atası İbrahim gibi haniflerdendi. İçinde yaşadığı toplumun içinde de hanif olup Salatı ikâme eden/Namaz ibadetini yerine getiren HANİF/DİNDAR insanlar vardı.

Hatta müşriklerden bazıları da Salatı ikame/Namazı eda ediyorlardı. Ancak Allah; onlar kendisine şirk koşarak inandıkları için ibadetlerini: “Onların kâbe’deki salatları/namazları el çırpmak ve ıslık çalmaktan ibarettir diyerek değersizleştiriyordu. Yani izzeti dergâhında kabul etmediğinin işaretiydi bu anlatımı.

Sonuç itibariyle: Allah, ta Adem’den Muhammed as.’a kadar uygulanagelen SALAT/NAMAZ EMRİNİ ne diye detaylıca anlatsındı?!

Ayrıca Kâbe, Allah’ın emriyle İbrahim as. tarafından yeniden ortaya çıkarılıp inşa edilmişti. Muhammed as. zamanında da bütün dünyadan Müslümanlar Hac ve Umre için geliyorlardı. Orada Nebi Muhammed as.’ı ve Arkadaşlarının SALATINI/NAMAZINI eda edişlerini bizzat uygulamalı olarak görüp geldikleri bölgelere fiili olarak gösterip öğretiyorlardı.

Lütfen bu konuyu bir tefekkür edin, düşünün olur mu?!

Maun 4

ÖYLEYSE, yazıklar olsun şu namaz[1] kılarak ibadet edenlere!

______________________
[1] Salatı ikâme etmek/Namaz ibadetini eda etmek KUR’AN’DA VAR MI, diyerek acaba inandığını söyleyenler kimi köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadırlar?!

Dinde tek ŞARİ/HÜKÜM KOYUCU Allah’tır!

Allah Kitabında Namaz ile ilgili detayları açıklamamış, Nebisine mi bırakmış?!

Bu tartışmalara mahâl vermeyecek şekilde Kur’an’da Salat Kavramı, Namaz İbadeti ta ilk Nebi Hz. Adem as.’dan İbrahim as.’a kadar uygulanagelmiş bir ibadet tarzıdır.

Muhammed as. Nebi/Rasûl olarak seçildiğinde de ayetler ile sabittir: «Sonra da sana vahyettik: “Allah’ı birleyerek/hanif olarak İbrahim’in milletine/dinine uy! O, ortak koşanlardan değildi/olmadı!”» (Nahl: 123)

Muhammed Nebi as. cahiliyye toplumunda da asla şirk koşanlardan olmadı. O; Atası İbrahim gibi haniflerdendi. İçinde yaşadığı toplumun içinde de hanif olup Salatı ikâme eden/Namaz ibadetini yerine getiren HANİF/DİNDAR insanlar vardı.

Hatta müşriklerden bazıları da Salatı ikame/Namazı eda ediyorlardı. Ancak Allah; onlar kendisine şirk koşarak inandıkları için ibadetlerini: “Onların kâbe’deki salatları/namazları el çırpmak ve ıslık çalmaktan ibarettir diyerek değersizleştiriyordu. Yani izzeti dergâhında kabul etmediğinin işaretiydi bu anlatımı.

Sonuç itibariyle: Allah, ta Adem’den Muhammed as.’a kadar uygulanagelen SALAT/NAMAZ EMRİNİ ne diye detaylıca anlatsındı?!

Ayrıca Kâbe, Allah’ın emriyle İbrahim as. tarafından yeniden ortaya çıkarılıp inşa edilmişti. Muhammed as. zamanında da bütün dünyadan Müslümanlar Hac ve Umre için geliyorlardı. Orada Nebi Muhammed as.’ı ve Arkadaşlarının SALATINI/NAMAZINI eda edişlerini bizzat uygulamalı olarak görüp geldikleri bölgelere fiili olarak gösterip öğretiyorlardı.

Lütfen bu konuyu bir tefekkür edin, düşünün olur mu?!

Maun 3

Ve yoksulu doyurmaya engel olur/özendirmez (onlar için iş sahaları açmaz).

Maun 2

İşte o kimse ki, (yalnız ve kimsesiz) yetimi itip kakar.

Maun 1

GÖRDÜN MÜ/hiç yakinen şahit oldun mu dinî/ahlâki değerleri yalanlayan o kimseyi?

Kureyş 4

O (Rab) ki (bu yolculuklarda yaptıkları ticaret sebebiyle); onları açlıktan kurtarıp doyurdu ve onları korkudan güvene kavuşturdu[]. [] Bkz. Fil Suresinde anlatılan koruma ile güvene kavuşturdu.

Kureyş 3

bu Ev’in (ibadet için yapılan Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler.

Kureyş 2

kış ve yaz yolculuklarının emniyet ve dokunulmazlığı için;

Kureyş 1

KUREYŞ’in emniyeti ve dokunulmazlığı için;

Fil 5

Sonunda, onlar içleri yenmiş bitki kabukları gibi oldular.

Fil 4

Başlarına çamur gibi şeyler boşaltan.

Fil 3

(Allah); yoğun bir şekilde (gökte) uçuşan (kendi ordularından olan ebabil ordusunu) üzerlerine gönderdi.

Fil 2

Onların kurdukları düzeni alt üst etti?

Fil 1

GÖRMEDİN Mİ/gözünde canlandırmadın mı? Rabbin fillere eşlik eden orduya neler yaptı?

Hümeze 9

uzatılmış geniş sütunlara bağlı bir halde…

Hümeze 8

Şüphesiz o, onların üzerine kapatılacaktır;