O gün Allah şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte[*] (yatağında yatıyor) iken de yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani sana Kitabı, Hikmet’i, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim. Hani iznimle, çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da (içine onun için yarattığım ruhtan üflüyor, kuşun bedenine giydiriyordum da o hemen canlanıveriyordu), benim iznimle hemen (capcanlı) bir kuş oluveriyordu. Yine Benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani Benim iznimle ölüleri de (hayata) döndürüyordun. Hani sen, İsrail[Yakub]oğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, Ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler; “Bu ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.
______________________
[*] Beşik diye çevirdiğimiz kelimenin orijinali: Mehdi‘dir?! Mehdi aynı zamanda yatak ya da içinde yatılan şey anlamına da gelir. Maalesef yine ehl-i sünnet müfessirleri: İsa as.’ın kıyâmet öncesi yeniden yeryüzüne indirileceğine (yani Allah katında diri olduğuna) inandıkları için bu Mehdi kelimesini o döneme (geleceğe) gönderme yapıldığına dikkat çeker. Bizim Kur’an’dan anladığımıza göre böyle bir şeyin asla mümkünatı yoktur. Çünkü Allah: Her nefs / canlı ölümü tadacaktır, buyurur. Bu anlamda Hızır diye meallendirilen kelimeye de böyle bir anlam yüklemişlerdir. Hızır: Kıyâmete kadar canlı kalacak bir varlık olarak görürler. Böyle bir şey asla söz konusu olamaz! İsa as. vefat ettirilecek, Ruh’u Allah katına çekilmiştir. Bu İsa as.’a özgü bir durum değildir; bütün Peygamberler ve bütün yaratılmış insanlara özgü bir şeydir. Yani herkesin bedeni toprağa, ruhu Allah’ın dilediği bir kata yükseltilir. Mesele budur; bunun dışındaki iddialar ilimdin hiçbir şey ifade etmez, tamamen zandan (iddiadan, bir teoriden) ibarettir. Zannın da gerçekle hiçbir ilişkisi yoktur! Burada: Maide 116, 117 ve 188 ‘i okumanızı tavsiye ederim.