Kur'an'ın Keşif Atlası

Enbiya 3

Onların kalpleri / gönülleri hep eğlencededir / ilgisizdir… Zulmedenler gizlice şöyle fısıldaştılar: “Bu, sadece sizin gibi bir beşer[1] / insan değil mi? Yoksa siz, göz göre göre bir büyüye mi kapılacaksınız?”

______________________
[1] Kur’an’da yer alan “Beşer” ve “İnsan” kavramları her ne kadar eş anlamlı gibi görünseler de ilgili ayetler incelendiğinde farklı bağlamlarda kullanıldıkları göze çarpar. Kavramlar arasındaki ortak nokta ise ikisinin de aynı varlığı ifade etmeleridir.

Rabbimiz, “kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan” yarattığını ifade ettiği Adem için birbirini takip eden ayetlerde hem “insan” hem de “beşer” kavramlarını kullanıyor. Bu da Adem’in ve onun türünün yaratılış itibariyle bu iki vasfı taşıdığını gösterir. Bu vasıflar arasındaki farkın ne olduğunu da ilgili diğer ayetlerden öğreniyoruz.

a) Beşer

Kur’an, insan türüyle ilgili fizyolojik yapısı bağlamında bir şey söyleyeceği zaman “beşer” kavramını kullanmaktadır. Örneğin Yusuf’un (a.s) güzelliği karşısında ellerini kesen kadınlar onun bir “beşer” olamayacağını söylüyorlardı. (12/31) İnsanüstü bir varlık olduğuna gönderme yapıyorlardı da diyebiliriz.

Allah’ın elçileri de gönderildikleri toplumlarda “yeme-içme” gibi fizyolojik bazı özelliklerinden dolayı dışlanmışlardır. Zira toplumlar kendileri gibi etten kemikten bir beşer değil, bir melek talep ediyorlardı. İlgili bazı ayetler (23/33-34), (17/95-96).

Ölümlü bir varlık olarak yaratılmış olmamız da biyolojik yapımızla ilişkilidir. Rabbimiz bu gerçeği ifade ederken “beşer” kavramını kullanmaktadır (21/34).

b) İnsan

“İnsan” kavramının geçtiği ayetlerde insan türünün sosyal bir varlık olması özelliğinden bahsedilmektedir. Mesela, Rabbimiz insana öğrettiği şeylerden bahsederken bu kavramı kullanmaktadır (96/5), (55/3-4).

İnsanın özgür iradesiyle ortaya koyduğu davranışlarla ilgili de bu kavram kullanılır (103/2-3), (96/6-7).

Ayetlerde “sorumluluk ve imtihan” söz konusu olduğunda yine “insan” kavramı devreye girmektedir (33/72)(76/2).

İnsanın ahiretteki durumuyla ilgili ayetlerde de bu kavram kullanılır (79/34-35), (75/10), (89/23).

Sonuç olarak, ayetlerde “beşer” kavramı, insanın etten kemikten bir varlık olması bağlamında kullanılırken; “insan” kavramı irade ve sorumluluk sahibi sosyal bir varlık olması bağlamında karşımıza çıkmaktadır. Fakat başta ifade ettiğimiz gibi beşer de insan da farklı iki varlığın değil; aynı varlığın iki ayrı vasfıdır/özelliğidir.

Enbiya 7

Biz senden önce de vahyettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Haydi Kitap ehline[1] (Tevrat, Zebur ve İncil’i bilenlere) sorun. Eğer (o kitaplara ulaşamıyor ya da o dillerde kitap okumayı) bilmiyor iseniz!..

______________________
[1] Ehl-i Kitabın âlimleri. Tevrat, Zebur, İncil’i bilenlere! Ve bkz. Nahl 43 ve dipnotu.

Enbiya 18

Hayır, Biz hakkı / gerçeği ve doğruyu yalanın / batılın üzerine atarız da onun beynini parçalar, bir de bakarsın ki, derhal canı çıkmıştır / yok olup gitmiştir! Yazıklar olsun size! Allah’a yakıştırdığınız yalan / yanlış nitelemelerden dolayı.

Enbiya 24

YOKSA O’ndan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi kesin delilinizi getirin. İşte, benimle beraber olanların delili/öğüdü/kitabı ve benden öncekilerin kitabı/öğüdü/delili!” Aksine; onların birçoğu gerçeği bilmiyorlar. Onlar yüz çeviriyorlar.

Enbiya 26

DEDİLER Kİ: “Rahman çocuk edindi.” O, (bundan) münezzehtir / yücedir / uzaktır! Hayır ama onlar[1] ikrâm olunmuş / değerli birtakım kullardır.

______________________
[1] Onlardan maksat: Hristiyan mezhebi mensuplarının, “Allah’ın oğlu” olarak gördükleri İsa gibi Rasûller ve İslâm öncesi dönemlerde Arapların “Allah’ın kızları” olarak niteledikleri, meleklerdir.

Enbiya 28

Allah onların önlerinde ve arkalarında (önceden ve sonradan yaptıkları her) ne varsa bilir. (O ikrâm olunmuş melekler) Allah’ın razı olduğu kimseden başkasına aracılık / şahitlik / şefaat edemezler. (Onlar Allah’ın izniyle cennetlikleri en güzel yerlerde ağırlarlar). Onlar, O’nun korkusundan saygıyla titrerler.

Enbiya 30

PEKİ inkâr edenler görmediler mi ki; gökler ve yeryüzü (başlangıçta) tek ve bitişik / gaz hâlinde / bir bütün[1] idiler de Biz onları ayırarak (nefes alıp yaşamanız için hava boşluğu yaratarak yeryüzüne ve size) hayat verdik! Canlı olan her şeyi sudan yarattık / özünde su olan bazı elementlerin karışımıyla oluşturduk![2] Halâ inanmıyorlar mı?

______________________
[1] İyi düşünülmesi gereken müthiş bir ayet! Bilimsel kitaplara bakınız.

[2] Bkz. Fizik, Kimya, Kozmoloji, Biyoloji bilim dallarını araştırıp inceleyiniz.

Dünyanın yaratılışı ile ilgili muhteşem bir TRT Belgeseli videosu;

ve ikinci video WİLD Belgesel TV’den “Dünya: Bir gezegenin oluşumu” – Türkçe Belgesel – HD izlemenizi tavsiye ederim.

Enbiya 35

Her can / nefis / kişi ölümü tadacaktır! Sizi (içinde bulunduğunuz gerçeği yani inancınızda yalancı mısınız ya da doğru musunuz diye) ‘açığa çıkarıcı ve yaptıklarınızın karşılığı olarak’ kötülüğün de iyiliğin de (size dokunmasına) izin veriyoruz! Ve sonunda (iyi ya da kötü yaptıklarınızın karşılık bulması için) Bize / huzurumuza döndürülürsünüz.

Enbiya 44

Aksine Biz onları ve atalarını faydalandırdık/nimetlerle yaşattık. Hatta, o ömür kendilerine uzun geldi! Fakat bu insanlar görmüyorlar mı; yeryüzünü, toprağı/kara parçasını uçlarından eksilttiğimizi!.. Şimdi, üstün gelen onlar mıdır?

Enbiya 47

KIYÂMET / DİRİLİŞ / KALKIŞ günü için adalet terazileri kurarız. Artık hiçbir nefse / benliğe zulüm / haksızlık edilmez. Eğer (yapılanlar) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa onu getiririz (ortaya koyarız). Hesap görenler olarak Biz yeteriz!

Enbiya 48

VE GERÇEK ŞU Kİ Biz Musa’ya ve Harun’a, Furkan’ı (gerçekle yalanı ayırdedici özelliği olanı) verdik; korunup sakınanlar için bir ışık ve bir öğüt olarak…

_______________________
ALLAH MUSA AS. İÇİN KİTABI VE FURKAN’I; MUHAMMED AS. İÇİN DE KİTABI VE HİKMETİ VERDİK, buyurur?!

Musa as. için Kitabı verdik dedikten sonra neden Furkan diyor?!

Furkan’ın anlamına baktığımızda: Hak ile Batılı, Gerçek ile Yalan, Doğru ile Yanlışı ayırdedici bir özellik olduğunu görürüz.

Sonra Allah bir ayetinde: Allah’tan gereği gibi sakınan (takvâ sahibi) müminlere de Furkan Özelliği vereceğini söyler?!

Benim burada dikkat çekmek istediğim konu ise Musa as.’a Furkan, Muhammed as.’a Hikmet verdiğini dile getirir. Yani Kitap ve Furkan, Kitap ve Hikmet?!

Hani geleneksel anlayışta Hikmet denince hemen Sünnet ve dolayısıyla Hadislere gönderme yaparlar ve Hadilerin de Kur’an gibi Peygamberimize vahyedildiği (vahy-i gayr-i metluv) söylenir ya?!

Allah; Furkan’a (hakkı batıldan ayırdedici özellik) bu anlamı yüklediyse Hikmet’e ne anlam yüklediğini açıklamamış olabilir mi?!

Hikmet: Kitaba göre doğru hüküm, isabetli karar verebilme yeteneği, özelliği; sorunlara Kitap’tan çözüm önerileri çıkarabilme yetisi olarak anlamakta fayda var, biz böyle anlıyoruz.

Aşağıda verdiğimiz BAĞLANTILI AYETLERİ okuduğunuzda gerçeği görürsünüz.

PEK ÇOK NEBİ’YE HİKMET VERİLDİĞİ İFADE EDİLİR!

Allah’ın adıyla;

Enbiya 48

VE GERÇEK ŞU Kİ Biz Musa’ya ve Harun’a, Furkan’ı (gerçekle yalanı ayırdedici özelliği olanı) verdik; korunup sakınanlar için bir ışık ve bir öğüt olarak…

Bağlantılı Ayetler: 2/53 3/4 2/257 5/15 5/16 7/144 7/145 14/5 57/7 57/9

https://www.sadikturkmenmeali.com/enbiya-48/

Bakara 53

HANİ Musa’ya o Kitabı ve Furkan’ı vermiştik… Umulur ki, hidayete erip doğru yolu bulursunuz (diye).

Bağlantılı Ayetler: 3/3 3/4 21/48

https://www.sadikturkmenmeali.com/bakara-53/

Meryem 12

(BÜYÜDÜĞÜNDE): ”Ey Yahya! Kitabı kuvvetlice tut” (dedik). Daha çok gençken ona Hikmeti verdik (problem çözme bilimini öğrettik).

Bağlantılı Ayetler: 6/85 6/89 3/35 3/41 19/2 19/15 21/89 21/90

https://www.sadikturkmenmeali.com/meryem-12/

Zuhruf 63

İSA açık delillerle gelince dedi ki: “Size ‘Hikmet’i getirdim. Size hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana uyun!

Bağlantılı Ayetler: 3/48 3/55

https://www.sadikturkmenmeali.com/zuhruf-63/

Bakara 129

“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir elçi gönder; onlara ayetlerini okusun, onları Kitap ve Hikmet / Bilim ile (eğitim öğretime tabi tutarak) onları geliştirsin ve onları[n başlarına gelebilecek] her türlü kötülüğe karşı uyarsın. Şüphesiz Sen mutlak güç sahibisin, doğru hüküm / isâbetli karar verensin.”

Bağlantılı Ayetler: 2/151 3/164 62/2

https://www.sadikturkmenmeali.com/bakara-129/

Bakara 151

Size kendi içinizden bir Rasûl gönderdi; size ayetlerini okuyor, sizi (başınıza gelebilecek) her türlü kötülüğe karşı uyarıyor, ve sizi; Kitap ve Hikmet ile (problem çözme bilimi ve bilimsel gerçeklerle), bilmediklerinizi öğreterek geliştiriyor.

Bağlantılı Ayetler: 2/129 3/164 62/2

https://www.sadikturkmenmeali.com/bakara-151/

HZ. MUHAMMED SAV.’E DE AYNI ŞEKİLDE KİTAP VE HİKMET’İ İNDİRDİK, BUYURUR!

Nisa 113

(EY MUHAMMED!) Hani; Allah’ın sana lütuf ve merhameti sayesinde onlardan bir grubun seni saptırma / yolundan çevirme / vaz geçirme girişimine izin vermedin. Halbuki onlar ancak kendilerini saptırırlar sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana kitabı (Kur’an’ı) ve Hikmet’i (insanlara faydalı olan çözüm önerilerini) indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana lütfu çok büyüktür.

Bağlantılı Ayetler: 2/269 5/105 17/73 17/74

https://www.sadikturkmenmeali.com/nisa-113/

← İbrâhîm ENBİYÂ Mü’minûn →
← Arama Sonuçlarına Dön