Kur'an'ın Keşif Atlası

Rad 1

Elif, Lam, Mim, Ra.[*]

İŞTE BUNLAR Kitabın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların birçoğu inanmıyorlar.

_____________________
[*] Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebîmize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebîmizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam’ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır.

Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur’an’a, dördünde de önemli konulara vurgu yapılıyor olmasından, onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

Kategoriler Rad

Rad 2

Allah gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten sonra Arş dahil tüm kâinata kanunlarını / kurallarını koyan / işleyiş fıtratını yerleştiren, Güneş’i ve Ay’ı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O her işi (hakkıyla) düzenler yürütür; âyetleri ayrı ayrı açıklar ki, Rabbinizin huzuruna kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

Kategoriler Rad

Rad 3

O yeri yayıp döşeyen; orada dağlar nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki çift yaratandır. O geceyi gündüze bürüyor / dönüştürüyor. Şüphesiz bunlarda düşünen bir kavim / millet için deliller vardır.

Kategoriler Rad

Rad 4

Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki, hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz verdikleri ürünlerin tadı konusunda bir kısmını bir kısmına göre farklı kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için deliller vardır.

Kategoriler Rad

Rad 5

EĞER şaşacaksan asıl şaşılacak olan onların; “Biz toprak olunca, yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Kategoriler Rad

Rad 6

Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce, ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.

Kategoriler Rad

Rad 7

İNKÂR EDENLER, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için bir yol gösteren vardır.

Kategoriler Rad

Rad 8

ALLAH; her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O’nun katında bir kader / ölçü / takdir iledir.

Kategoriler Rad

Rad 9

O (insan imkânları ile görülemeyen) gaybı da görülen âlemi de bilendir. Tek büyük olandır, tek yüce olandır.

Kategoriler Rad

Rad 10

(O’na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenen ile gündüz ortaya çıkan eşittir.

Kategoriler Rad

Rad 11

İnsanı önünden ve ardından takip edip onu izleyen, gözleyen, gözetleyen, her yaptıklarını kayıt altına alan ve Allah’ın emriyle onu koruyan melekler vardır. Şüphesiz ki bir kavim, toplum ya da bir kişi; kendi durumunu değiştirip düzeltmedikçe Allah onların durumunu değiştirip düzeltmez. Allah suçlu bir kavmi cezalandırmak diledi mi artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.[*]

___________________
[*] Bu ayet, insan hayatının başıboş ve denetimsiz olmadığını güçlü bir şekilde ortaya koyar. İnsan, yalnız yaşayan bir varlık değildir; yaptıkları, söyledikleri ve niyetleri ilahî düzen içinde sürekli gözetim altındadır. Önünden ve arkasından onu izleyen meleklerin varlığı, hayatın görünmeyen ama sürekli işleyen bir kayıt ve koruma sistemi içinde sürdüğünü bildirir. Bu gözetim sadece kayıt tutmak değil, aynı zamanda ilahî izinle koruma anlamı da taşır. Yani insan hem sorumludur hem de başıboş bırakılmış değildir.

Ancak ayetin merkezinde gözetimden daha güçlü bir ilke yer alır: Değişimin yasası. İnsanlar çoğu zaman kaderi dışsal bir yazgı gibi algılar; oysa burada açık bir ilahî kural konur: Kişi veya toplum kendini değiştirmedikçe dışarıdan bir düzeltme gelmez. Bu, hem bireysel hem toplumsal bir sorumluluk çağrısıdır. Ahlâk bozulursa sonuçları yaşanır, adalet kurulursa bereketi görülür. Yani ilahî yardım keyfî değil, insanın yönelişiyle bağlantılıdır. İnsan iradesi, ilahî düzenin işleyişinde aktif bir faktördür.

Ayetin son kısmı ise dengeyi tamamlar. Değişimin kapısı açık olmakla birlikte, zulümde ısrar eden topluluklar için geri dönüşsüz bir eşik bulunduğunu bildirir. Bir toplum bozulmayı tercih eder, uyarıları reddeder ve kötülüğü sistem hâline getirirse, ilahî karşılık kaçınılmaz hâle gelir. O noktadan sonra hiçbir güç, hiçbir aracı o sonucu engelleyemez. Bu, korkutmak için değil; sorumluluğun ciddiyetini göstermek içindir.

Sonuç olarak ayet üç temel mesaj verir: İnsan sürekli ilahî gözetim altındadır, değişimin anahtarı insanın kendi iradesindedir ve toplumsal bozulma kalıcı hâle gelirse bunun ilahî sonucu kaçınılmazdır. Böylece ayet, insanı hem umut hem sorumluluk ekseninde dengede tutar: Kendini düzeltirsen yol açılır; bozarsan sonuçtan kaçış yoktur.

Kategoriler Rad

Rad 12

O; korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

Kategoriler Rad

Rad 13

Gök gürlemesi O’na hamd ederek tesbih eder. Melekler de O’nun korkusundan tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini (ölümüne hükmettiğini / eceli dolanı / vadesi geleni) çarpar / vurur. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O azabı çok şiddetli olandır.

Kategoriler Rad

Rad 14

GERÇEK DUA / davet / çağrı ancak O’nadır / O’na yapılır. O’ndan başka çağırdıkları / davet ettikleri / dua edip yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine, suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.

Kategoriler Rad

Rad 15

GÖKLERDE ve yerde olanlardan kim varsa ister istemez/gönüllü ve zorunlu olarak, kendileri de gölgeleri de sabah ve ikindi vakitlerinde (uzayıp kısalarak) Allah’a boyun eğer.

______________________
[1] Secdenin kök anlamı eğilme ve boyun eğmedir. (Müfredat). (Nahl 16/4849Hac 22/18Rahman 55/6).

[2] Furkan 25/4546

[3] Bkz. A’raf 7/205. ayetin dipnotu.

Kategoriler Rad

Rad 16

DE Kİ: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır!” de. De ki: “O’nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (evliyâ / veliler) mi edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a; O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Herşeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir/tektir, mutlak hakimiyet sahibidir.”

Kategoriler Rad

Rad 17

O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için, ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah hak ile batıla böyle misâl getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah böyle misâller verir.

Kategoriler Rad

Rad 18

Rablerinin emrine uyanlar için ödülün en güzeli vardır. O’na uymayanlar ise yeryüzünde olan herşey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yerdir / yataktır!

Kategoriler Rad

Rad 19

RABBİNDEN sana indirilenin, gerçek olduğunu bilen kimse, görmek istemeyen gibi olur mu? Akıl sahipleri düşünüp anlasınlar.

Kategoriler Rad

Rad 20

Onlar, Allah’a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.

Kategoriler Rad

Rad 21

Onlar, Allah’ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.

Kategoriler Rad

Rad 22

Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı gereği gibi kılan, kendilerinin elinde bulunan rızıklardan; gizli olarak ve açıktan Allah’ın tavsiye ettiği şekilde harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.

Kategoriler Rad

Rad 23

Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):

Kategoriler Rad

Rad 24

“Sabretmenize karşılık selâm sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!”

Kategoriler Rad

Rad 25

ALLAH’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat/terör/karışıklık çıkaranlar var ya; işte lânet (beddua/ilenç/azarlama) onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.

Kategoriler Rad

Rad 26

ALLAH rızkı (kendisine karşı gerçekten içtenlikle güvenip güvenmedikleri anlamında sınava / imtihana tabi tutarak) dilediğine (kişi ya da topluma) bol yaratır, (dilediğine de) kısar (bu sınav sonucunda şükür mü yoksa nankörlük mü edecekler diye bunu yapar). Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.

Kategoriler Rad

Rad 27

İNKÂR EDENLER diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e), Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz Allah, sapıklığında kalmak isteyeni sapıklığında bırakır, kendisine yönelip gereğini yapanı da doğru yola eriştirir.”

Kategoriler Rad

Rad 28

Onlar ki; müminlerdir / inananlardır ve kalpleri[*] (ruhları) Allah’ı anmakla (Zikri / Kur’an’ı anladıkları dilde okuyarak O’nun emirlerine, yasaklarına, tavsiyelerine uyarak mutmain olup) huzura kavuşanlardır. İyi biliniz ki, kalpler ancak Allah’ın Zikri / Kur’an[ı anladığınız dilde okumak] ile huzur bulur.

______________________
[*] Allahu alem; ‘kalplerden’ maksat ruh’tur! Gerçeğe / doğruya yakın anlamı (her insan için özel yaratılan ve bedenine üflenen / giydirilen) RUH olabilir, diye düşünüyoruz. Bir insanın ruhunun tatmin olması ve kalbine yansıması onun mutluluğuna işaret / delâlet eder ve bir başka insan da buna, o kişinin huzuruna / mutluluğuna şahit olur.

Kategoriler Rad

Rad 29

İnanan, salih ameli / insana ve hayata katkı sağlayacak faydalı bir işi en iyi şekilde (dürüstçe) yapanlar için mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.

Kategoriler Rad

Rad 30

(EY MUHAMMED!) İşte böylece seni kendilerinden önce nice ümmetlerin / toplulukların geçmiş olduğu bir topluluğa / ümmete gönderdik ki, onlar Rahman’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir İlâh / Otorite yoktur. Ben yalnız O’na / Tek Otoriteye tevekkül ettim / yöneldim, dönüşüm de yalnız O’nun huzurunadır.”

Kategoriler Rad

Rad 31

Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir / emretme yetkisi / yönetim yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi/isteseydi (insanları -kendi iradelerinde- özgür bırakmayıp) bütün insanları doğru yola eriştirirdi.

ALLAH’ın özgür insanlar için koyduğu kanun uygulanacak; inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak ya büyük bir felaket gelecek veya o felâket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah verdiği sözden dönmez.

Kategoriler Rad

Rad 32

ANT OLSUN, senden önce de nice rasûller alaya alındı da Ben inkâr edenlere bir süre verdim (bir süre daha yaşamaları için mühlet tanıdım) sonra da onları (azabımla) yakalayıverdim. Benim yakalamam / cezalandırmam nasılmış?!

Kategoriler Rad

Rad 33

HERKESİN kazandığını görüp gözeten Allah, inkâr edilir mi? Halbuki onlar, Allah’a ortaklar koştular/aracılar edindiler. De ki: “Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?” Hayır inkâr edenlere hileleri güzel göründü ve onlar doğru yoldan saptılar. Allah kimi (yanlış hayat tarzını seçenleri) sapıklığında bırakırsa, artık onu doğru yola iletecek yoktur.

Kategoriler Rad

Rad 34

Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha ağırdır ve onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur.

Kategoriler Rad

Rad 35

ALLAH’a karşı gelmekten sakınanlara, vaadolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkâr edenlerin sonu ise ateştir.

Kategoriler Rad

Rad 36

KENDİLERİNE kitap verdiğimiz kimseler sana indirilen Kur’-an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kul olmak ve O’na aracı edinmemek / ortak kılmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O’nun huzurunadır.”

Kategoriler Rad

Rad 37

Böylece Biz onu (Kur’an’ı, Kitabın Anası olan Levh-i Mahfuz’daki Orijinalinden) Arapça bir (ayırdedici) hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların hevâ (hak hukuk tanımayanların arzularına) ve heveslerine uyarsan; Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Kategoriler Rad

Rad 38

ANDOLSUN, senden önce de rasûller gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan, hiçbir rasûl bir mucize getiremez. Her dönemin kendine özgü bir mesajı vardır.

Kategoriler Rad

Rad 39

Allah kitap verdiği diğer bütün nebilere farklı zaman dilimlerinde dilediği sıra ile mesajları gerçekleştirir, yollar ve dilediği sıra ile mesajlarını Kur’an ile ta kıyamete kadar sabit kılıp bırakır. Mesajların yazıldığı ve korunduğu Orijinal, Ana Kitap Levh-i Mahfûz’da O’nun katındadır, yanındadır.[*]

_________________
[*] Kur’an’da vahyin geliş süreci anlatılırken Allah’ın mesaj üzerindeki mutlak hâkimiyeti vurgulanır. Mesajların hangi sırayla, ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği insanın değil, Allah’ın tasarrufundadır. Bu yüzden vahiy, tarih boyunca farklı topluluklara, farklı zamanlarda gönderilmiş; her toplum kendi şartlarına uygun ilahî rehberle yönlendirilmiştir. Bu durum ilahî bilginin değiştiğini değil, insanlığın aşamalı olarak eğitildiğini gösterir.

Kur’an bütünlüğünde Allah’ın vahyi, belli isimler üzerinden tarih içinde görünür hâle gelir. Âdem ile başlayan insanlık yürüyüşünde Nûh, İbrahim, Musa, Davud, Süleyman ve İsa gibi kitap ve hikmet verilen nebîler, kendi toplumlarına ilahî mesajı taşımışlardır. Musa’ya verilen Tevrat, Davud’a verilen Zebur, İsa’ya verilen İncil bu sürecin parçalarıdır. Her biri kendi döneminde bir rehber olmuş, ilahî hakikati bulunduğu toplumun dili ve şartları içinde temsil etmiştir.

Bu noktada Kur’an’daki “kaldırma / sabitleme” meselesi daha net anlaşılır. Allah’ın ilminde eksilme ya da değişme yoktur; Levh-i Mahfûz vurgusu bunu anlatır. Değişen şey, hakikatin kendisi değil; onun yeryüzündeki yürürlük alanıdır. Önceki kitaplar ve hükümler kendi dönemlerinin görev metinleriydi. Zamanı dolduğunda bu görev tamamlandı ve insanlık yeni bir aşamaya taşındı.

Son vahiy, Muhammed’e (salât ve selam üzerine olsun) indirilen Kur’an ile sabitlenmiştir. Böylece parçalı rehberlik sona ermiş, bütün insanlığa hitap eden korunmuş bir kitap bırakılmıştır. Kur’an bu yönüyle önceki vahiyleri reddetmez; bilakis doğrular, fakat nihai ölçüyü kendisi olarak ortaya koyar. Artık referans tek bir kitapta toplanmış, vahiy süreci tamamlanmıştır.

Sonuç olarak mesele, Allah’ın sözünden vazgeçmesi değil; vahyin tarih içindeki yürüyüşüdür. Allah katında hakikat daima sabittir; insanlığa sunuluşu ise nebîler üzerinden aşamalı olmuştur. Önceki nebîler kendi toplumlarına rehberlik etmiş, Kur’an ise Muhammed’e (salât ve selam üzerine olsun) indirilen son ve korunmuş vahiy olarak bu süreci tamamlamıştır. Bu yüzden Kur’an, Levh-i Mahfûz temelli, güvenilir ve nihai rehber olarak anlaşılmalıdır.

Kategoriler Rad

Rad 40

ONLARA vadettiğimiz azabın bir kısmını sana hayatında göstersek de, (göstermeden) senin ölümünü takdir etsek de, senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.

Kategoriler Rad

Rad 41

Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından/uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah tabiat kanunları koyar. Onun tabiat kanunlarını bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

Kategoriler Rad

Rad 42

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Tüm tuzakların gerçekleşmesi Allah’ın iznine bağlıdır. O, her nefsin kazandığını bilir. Dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu, bir gün gelecek kâfirler de bileceklerdir.

Kategoriler Rad

Rad 43

İnkâr edenler; “Sen Rasûl olarak gönderilmiş değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (ilahi mesaj) bilgisi bulunanlar yeter.”

Kategoriler Rad
← Muhammed RA‘D Rahmân →
← Kategoriye Dön
← Arama Sonuçlarına Dön
← Arama Sonuçlarına Dön
📍 Kaldığın Yerden Devam Et