BEKLENEN olay gerçekleştiği zaman;
Vakıa
İniş Sırası: 46 • Mushaf Sırası: 56 • Mekki Sure • 96 Ayettir
Vakıa 8
SAĞIN arkadaşları / adamları / cenneti hak eden öncüler! Nedir / kimdir o sağın adamları / arkadaşları? (Cennetlik erkek kullarımıza özel; onlar cennetin en güzel köşkünde ağırlanırlar ve yalnız onlar için yarattığımız huriler de hizmetlerinde olurlar).
Vakıa 10
Ve yarışıp ileri geçenler de (vahyi işittiklerinde/Kur’an’ı dinleyip ya da okuduklarında işittik ve itaat ettik diyen) öncülerdir!
Vakıa 11
İŞTE ONLAR (sağın arkadaşları/cennet ile mükafaatlandırılmış kadın ve erkeklerden) yakınlaştırılmış olanlardır.
Vakıa 13
bir bölümü evvelkilerdendir (ey Muhammed senden önce gelmiş geçmiş tüm nesillerin iman üzere yaşayanlarından),
Vakıa 14
(ey Muhammed) bir bölümü de (senden) sonrakilerden (ta kıyamet gününe kadar gelip geçecek olan nesillerden iman üzere yaşayıp cenneti hak edenlerden).
Vakıa 17
(Cennetlik kadın kullarımızın) çevrelerinde sürekli hizmete adanmış vildan / erkek hizmetçiler dolaşırlar;
Vakıa 19
Ondan başları ağrımaz ve akılları gitmez (aklı başından gitmiş birinin davrandığı gibi davranmazlar).
Vakıa 22
Ve (gözlerini cennetlik erkek kullarımızdan hizmet / eşlik / yoldaşlık ettikleri kişilere diken) iri gözlü huriler;
Vakıa 27
KİTABI sağından verilenler;[1] nedir/kimdir o kitabı sağından verilenler? (Onlar ki, öncü olanlar/vahyi/doğruyu/hidayeti duyar duymaz/hidayeti görür görmez teslim olup iman edenlerin ilki olanlar olup cennetin en güzel yerlerinde/köşklerinde ağırlananlardır).
___________________
[1] Dürüst ve erdemlli bir hayat yaşayanlar. İyiliği, güzelliği, faydalı insan olmayı ilke edinenler.
Vakıa 35
Kesinlikle onlar[2] (yataklar onlara özel) sıfırdan inşa edilecek.
[2] Onlar derken; dürüst ve erdemliler için cennette daha pek çok nimetler var.
Vakıa 37
hiç bozulmamış, sadece onlar için (onlara özel tasarlanıp sonsuz hayatları için) hazırlanmış yataklardır.
Vakıa 38
Bütün bunlar Kitabı sağından verilenlerin (dünyada Allah’a itaat ederek yaşayıp ahirete göçen çok özel öncü kadın ve erkek kişilerin) mutlu olmaları içindir!
Vakıa 39
BİR BÖLÜMÜ öncekilerdendir (ey Muhammed senden önce gelmiş geçmiş tüm nesillerin iman üzere yaşayanlarından),
Vakıa 40
(ey Muhammed) bir bölümü de (senden) sonrakilerden (ta kıyamet gününe kadar gelip geçecek olan nesillerden iman üzere yaşayıp cenneti hak edenlerden).
Vakıa 41
KİTABI solundan verilenler/çok azgın olan küfrün öncüleri/liderleri olan cehennemlikler;[3] nedir/kimdir o kitabı solundan verilenler?
[3] Solun adamları olarak ta meallendirilir. Bugünkü sol, sağ ayrımı ile ilgisi yoktur: Kötülükte ısrar edenlere, kötülüğü yol edinenlere vurgu yapılıyor.
Vakıa 47
Ve diyorlardı ki: “Biz ölüp de toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi diriltilecek mişiz?!
Vakıa 52
Elbette zakkum[4] olan ağaçtan yiyeceksiniz.
[4] Zakkum: Dilbilim otoritelerine göre, herhangi bir “öldürücü gıda”yı ifade eder; bu sebeple cehennemin bir sembolü olarak şeceratu’z-zakkum’un en uygun karşılığı “ölümcül meyve ağacı” olabilir. Bkz. Duhan: 43; Saffat: 62 ve İsra: 60’da zikredilen “Kur’an’daki lânetlenmiş ağaç” ile eşanlamlıdır. (Muhammed Esed, Kur’an Mesajı, Sh. 913, Dipnot No: 22).
Vakıa 57
SİZİ Biz yarattık, tasdik etmeniz gerekmez mi?
___________________
Bir bebek, anne karnında nasıl oluşur?
Bir damla sudan nutfe'ye, nutfeden bebeğin oluşum sürecine kadar olan zaman diliminin muhteşem bir animasyon video çalışması.
Bu 3 videoyu da izlemenizi tavsiye ederiz.
İnsanın / Bebeğin oluşumu ve Anne karnından hafta hafta Bebeğin gelişimi.
Allah insanı çamurdan yarattı ne demek?! İnsana lazım olan bütün herşeyi topraktan çekiyor Allah!
Vakıa 59
Onu siz mi yaratıyorsunuz? Yoksa yaratan Biz miyiz?
___________________
Bir bebek, anne karnında nasıl oluşur?
Bir damla sudan nutfe'ye, nutfeden bebeğin oluşum sürecine kadar olan zaman diliminin muhteşem bir animasyon video çalışması.
Bu 3 videoyu da izlemenizi tavsiye ederiz.
İnsanın / Bebeğin oluşumu ve Anne karnından hafta hafta Bebeğin gelişimi.
Allah insanı çamurdan yarattı ne demek?! İnsana lazım olan bütün herşeyi topraktan çekiyor Allah!
Vakıa 60
Ölümlü varlıklar olarak sizi yarattık, şu işleri yapmaktan Bizi alıkoyacak kimse yoktur;
Vakıa 61
sizin benzerlerinizi değiştirip getirmemiz ve bilmediğiniz bir şekilde sizi yeniden inşa etmemiz hususunda.
Vakıa 62
Ant olsun siz, ilkin nasıl varedildiğinizi/yaratıldığınızı biliyorsunuz. Öyleyse düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?
Vakıa 78
Levh-i Mahfuz’un/Ana Kitabın içinde muhafaza edilenden (size gelen bu Kur’an bilin ki ancak ihtiyaca binaen bölüm bölüm) aktarılmıştır / indirilmiştir / anlatılmıştır.
Vakıa 79
Ona (Levh-i Mahfuz’da / Allah katında olan Ana Kitaba) kimse dokunamaz, sadece Levh-i Mahfuz’daki (Kur’an’ın Kaynağı olan Allah katındaki Ana Kitaba) tertemiz kılınmış olan görevliler / melekler dokunabilir.[1]
[1] Müşrikler: “Kur’an’ı Muhammed’e Allah vahyetmiyor; cinler ve şeytanlar ona telkin ediyorlar” deyince, bu ayetle onlara cevap verildi. Yeri gelmişken burada çok önemli bir konuya da gönderme yapalım: “Temiz olanlardan başkası ona dokunamaz / temas edemez” diye de meallendirilen bu ayete genelde pek çok Meal Sahibi: “Kur’an’a abdestsiz el sürülemez / dokunulamaz” olarak manâ vermişlerdir. Ben ta 1979’larda (19 yaşımda iken) Meal Okumaya başladığım dönemde yani, verilen bu manânın yanlışlığını, bu ayetin el sürme ile hiçbir ilgisinin olmadığını görüp, Kur'an inzâl olunuyorken Allah tarafından korunduğunu ve Vahiy Meleği tarafından güvenli bir şekilde Muhammed as.'a indirildiğini savundum, yanisi; Cinden Şeytanların asla müdahale edemediğini, vahye bir şey karıştıramadıklarını ifâde etmek (Nebisini savunmak) için Allah'ın böyle dediğini söyledim. Çünkü Muhammed as.'a mecnun demelerinin yegâne sebebi, cinlenmiş; cinler tarafından bir şeyler öğretilmiş, o da bize anlatıyor şeklinde müşriklerin karşı koyuşlarını çürütmek içindi bu ayet ile Rasûlünü savunması. Şimdi de o gün olduğu gibi bugün de biz böyle anlıyoruz. En doğrusunu Allah bilir.
EL SÜREMEZ / DOKUNAMAZ olsaydı hiçbir kimse dokunmaya güç yetiremezdi: Cünüpken dokunmayı geçtim, pis olarak adlandırılan müşrikler hele hiç dokunmaya güç yetirememesi lâzımdı Allah'ın böyle bir EMRİ olmuş olsaydı?! Ki yahudi mezhebi mensubuyum, hristiyan mezhebi mensubuyum, ateistim, deistim diyen insanlar bile ellerine alıp okuyabiliyor iken?! Sonra Rabbimiz lûtfetti de bu ayeti / ayetleri doğru okumayı bize öğretti. Hatta gerek Arapça mushaflara ve gerekse Meallere (Vakıa: 77-80) bu ayetler ilk sayfaya konulmuştur. Düşündürücüdür, bakabilirsiniz. (Bundan sonraki baskılardan çıkarılmasını öneririm). Bir kâfir, bir yahudi mezhebi mensubu, bir hristiyan mezhebi mensubu, bir ateist, deist vb inanan herkes eline rahatlıkla alabilsin ki: Okuyup belki imanlarına vesile olabilir okudukları ayetler.
Kur’an’ı sadece öpüp öpüp başa konulmayı saygı olarak göstermişlerdir. Oysa Kıyâmet / Hesap Günü Nebi sav, Kur’an’ı anladığımız lisânda okuyup hayatımıza almadığımız için, yani öpüp öpüp anlamsızca baştacı yaptığımızdan dolayı; Kur’an’ın bu şekilde terkedilmişliğinden şikâyetçi olacaktır. Bkz. Furkan: 30. ayet.
Vakıa 80
O (Kur’an) Âlemlerin Rabbinden (Kadir Gecesinde Allah’ın emriyle/izniyle Cebrail, Muhammed’in kalbine) indirmiştir.
Vakıa 81
ŞİMDİ SİZ bu sözü / Kur'an ve Ayetlerini (insan sözleriyle bir tutarak) küçümsüyor
Vakıa 82
ve rızkınızı (yiyecek ve içeceklerinizi) yalanlıyor musunuz?[1]
______________________
[1] Yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
Vakıa 85
O anda, Biz ona (çıkacak can’a) sizden daha yakınız, fakat siz (Bizi) görmezsiniz.
Vakıa 8
SAĞIN arkadaşları / adamları / cenneti hak eden öncüler! Nedir / kimdir o sağın adamları / arkadaşları? (Cennetlik erkek kullarımıza özel; onlar cennetin en güzel köşkünde ağırlanırlar ve yalnız onlar için yarattığımız huriler de hizmetlerinde olurlar).
Vakıa 9
Solun arkadaşları! Nedir/kimdir o solun/cehennemin arkadaşları/adamları/ehli?
Vakıa 10
Ve yarışıp ileri geçenler de (vahyi işittiklerinde/Kur’an’ı dinleyip ya da okuduklarında işittik ve itaat ettik diyen) öncülerdir!
Vakıa 11
İŞTE ONLAR (sağın arkadaşları/cennet ile mükafaatlandırılmış kadın ve erkeklerden) yakınlaştırılmış olanlardır.
Vakıa 12
Nimetlerle donatılmış mutluluk cennetlerinde
Vakıa 13
bir bölümü evvelkilerdendir (ey Muhammed senden önce gelmiş geçmiş tüm nesillerin iman üzere yaşayanlarından),
Vakıa 14
(ey Muhammed) bir bölümü de (senden) sonrakilerden (ta kıyamet gününe kadar gelip geçecek olan nesillerden iman üzere yaşayıp cenneti hak edenlerden).
Vakıa 15
Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler,
Vakıa 16
onların üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.
Vakıa 17
(Cennetlik kadın kullarımızın) çevrelerinde sürekli hizmete adanmış vildan / erkek hizmetçiler dolaşırlar;
Vakıa 18
testilerle, ibriklerle ve bir kaynaktan doldurulmuş kadehlerle / bardaklarla!
Vakıa 19
Ondan başları ağrımaz ve akılları gitmez (aklı başından gitmiş birinin davrandığı gibi davranmazlar).
Vakıa 22
Ve (gözlerini cennetlik erkek kullarımızdan hizmet / eşlik / yoldaşlık ettikleri kişilere diken) iri gözlü huriler;
Vakıa 23
(vücutları kabuğunda saklı) sedefte gizlenmiş/örtülü olan inciler gibi!
Vakıa 24
Yapmış olduklarına bir karşılık olarak!
Vakıa 25
Orada duymazlar; ne boş, ne de günaha yol açan bir söz!
Vakıa 26
Dedikleri yalnızca: “Selâm, selâm!”dır.
Vakıa 27
KİTABI sağından verilenler;[1] nedir/kimdir o kitabı sağından verilenler? (Onlar ki, öncü olanlar/vahyi/doğruyu/hidayeti duyar duymaz/hidayeti görür görmez teslim olup iman edenlerin ilki olanlar olup cennetin en güzel yerlerinde/köşklerinde ağırlananlardır).
___________________
[1] Dürüst ve erdemlli bir hayat yaşayanlar. İyiliği, güzelliği, faydalı insan olmayı ilke edinenler.
Vakıa 28
Dikensiz meyve dolu kiraz ağaçları arasında,
Vakıa 29
dalları sarkmış dizili muzlar arasında,
Vakıa 33
ne koparılıp tükenmiş, ne de yasaklanmış.
Vakıa 34
(Onlar için) yüksek yüksek yataklar/döşekler var!
Vakıa 35
Kesinlikle onlar[2] (yataklar onlara özel) sıfırdan inşa edilecek.
[2] Onlar derken; dürüst ve erdemliler için cennette daha pek çok nimetler var.
Vakıa 36
Onları daha önce hiç kimse kullanmadı,
Vakıa 37
hiç bozulmamış, sadece onlar için (onlara özel tasarlanıp sonsuz hayatları için) hazırlanmış yataklardır.
Vakıa 38
Bütün bunlar Kitabı sağından verilenlerin (dünyada Allah’a itaat ederek yaşayıp ahirete göçen çok özel öncü kadın ve erkek kişilerin) mutlu olmaları içindir!
Vakıa 39
BİR BÖLÜMÜ öncekilerdendir (ey Muhammed senden önce gelmiş geçmiş tüm nesillerin iman üzere yaşayanlarından),
Vakıa 40
(ey Muhammed) bir bölümü de (senden) sonrakilerden (ta kıyamet gününe kadar gelip geçecek olan nesillerden iman üzere yaşayıp cenneti hak edenlerden).
Vakıa 41
KİTABI solundan verilenler/çok azgın olan küfrün öncüleri/liderleri olan cehennemlikler;[3] nedir/kimdir o kitabı solundan verilenler?
[3] Solun adamları olarak ta meallendirilir. Bugünkü sol, sağ ayrımı ile ilgisi yoktur: Kötülükte ısrar edenlere, kötülüğü yol edinenlere vurgu yapılıyor.
Vakıa 42
Hücrelere işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içindedirler.
Vakıa 45
Çünkü onlar, bundan önce varlıkla şımarmış olanlardı.
Vakıa 46
Büyük günahı/şirki işlemekte ısrar ediyorlardı.
Vakıa 47
Ve diyorlardı ki: “Biz ölüp de toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi diriltilecek mişiz?!
Vakıa 49
De ki: “Şüphesiz öncekiler de sonrakiler de.
Vakıa 50
Belli bir günün belirli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”