Ankebut 56

EY GERÇEKLERE İNANAN kullarım! Şüphesiz yeryü-züm / arzım geniştir.[1] (Bir işkence hâlinde hicret edebilir, yer değiştirebilirsiniz). O hâlde yalnız ve yalnız Bana (kayıtsız şartsız itaat ederek) kulluk edin.

______________________
[1] Şimdi burada durmakk lâzımdır, çünkü önemlidir: “Durup dururken; ‘ey müminler’, yeryüzüm geniştir” buyurulmuştur?! Aslında bir işaret vardır, bir yönlendirme vardır, bir uyarı vardır burada: “Eğer bir yerde zulme uğrarsanız, inancınızdan dolayı sıkıştırılır, dara düşerseniz ve orada güvenliğinizden endişe duyarsanız, ‘tüm yeryüzü bana aittir, bilesiniz; nerede olursanız olun sizleri besleyen Benim/sizi Ben beslerim’ diyerek müminlere “güven” ve “destek” vermektedir. İşte tam burada vahyin başlangıcından bugüne dek (bu ayetin indiği zamana kadar) on üç yılın geçmiş olduğunu anlıyoruz. Bu süreç (hicretin şartlarının oluşum süreci ve hicret hükmü) böylece kıyâmete değin yaşayacak müminler için hep çalışıyor/işliyor olacaktır.