ALLAH kendisinden başka hiçbir İlâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir ne de bir uyku. Göklerdeki her şey yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın[1] O’nun katında (ahirette) şefaatte / kayırmada bulunacak (getirin ya da gösterin bakalım) kimmiş?! O kulların önlerindekileri (gözlerinin önünde olanı) ve arkalarındakileri (arkalarında olanı da) bilir. Onlar O’nun ilminden kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O; göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na zor gelmez. O tek yüce olandır, tek büyük olandır.
_______________________
[1] O’nun izni olmaksızın, izni olmadan derken bu vb. ayetlerden: Allah’ın gerek dünyadan ve gerekse ahirette birilerine izin vereceği anlamı çıkarılamaz. Asla böyle bir şey olamaz, denilmektedir. Çünkü bir ayette: Bütün şefaat Allah’a aittir, buyurulur.
Alternatif Anlatımlar
Kısa ve Öz Anlatım
Bu ayette öne çıkan “ALLAH kendisinden başka hiçbir İlâh olmayandır” anlatımı, vahyin rehberliği bakımından dikkat çekicidir. Metnin söylediği şey ile ona sonradan eklenebilecek yorumları birbirinden ayırmak gerekir.
Açıklayıcı Anlatım
“ALLAH kendisinden başka hiçbir İlâh olmayandır” ifadesinin vurgusu, vahyin rehberliği çerçevesinde okunabilir. Ayetin muhatabına yönelttiği haber, soru ya da uyarının niteliği önemlidir. Bu nedenle anlamı değerlendirirken kullanılan kelimelere ve içinde bulunduğu ayetler dizisine dikkat edilmelidir.
Detaylı Anlatım
Bu bölümde iman ve toplumsal sorumluluk ile ilgili anlatımın nasıl kurulduğu, ayetin kendi cümlesinden hareketle incelenebilir. “ALLAH kendisinden başka hiçbir İlâh olmayandır” sözünün öncesi ve sonrası birlikte düşünüldüğünde hitabın yönü daha açık hâle gelir. Ayetin açıkça belirttiği hususlarla okurun çıkarımları karıştırılmamalıdır. Böylece metin, başka bir hüküm veya olay eklenmeden, kendi bağlamındaki işlevi üzerinden anlaşılabilir.