Enam 129

Zalimler ister kendi halkına ister başkalarına zulmetsin; yaptıkları haksızlıklar yüzünden Allah onları birbirine düşürür. Daha güçlü olanı diğerine musallat eder, böylece zulmedenler yaptıklarının karşılığını birbirlerine tattırır. Sonunda biri diğerine üstün gelse bile her iki taraf da işlediği zulmün acısını yaşayarak bedelini öder.[*]

________________

[*] Bu ifade, ilahi adaletin dünyadaki işleyişine dikkat çeker. Zulüm sadece bireysel bir günah değil, toplumsal bir bozulma sebebidir. Bir topluluk gücü eline geçirip başkalarına haksızlık yaptığında bu durum sonsuza kadar sürmez; çünkü zulüm kendi içinde bir yıkım tohumu taşır. Zalim, ilk bakışta güçlü görünse bile yaptığı haksızlıklar onu yeni çatışmaların içine sürükler.

Burada dikkat çeken nokta, cezanın çoğu zaman dışarıdan değil içeriden gelmesidir. Zulmeden topluluklar ya kendi içlerinde bölünür ya da kendileri gibi zalim olan başka güçlerle karşı karşıya gelir. Böylece zulüm bir zincirleme reaksiyon gibi zalimleri birbirine kırdırır. Bu, ilahi adaletin sadece ahirete bırakılmadığını; dünyada da ibret olacak şekilde tecelli edebileceğini gösterir.

Mesajın özü şudur: Zulüm kısa vadede kazanç gibi görünse bile uzun vadede sahibini tüketir. Güçle ayakta duran adaletsizlik yine güç çatışmasıyla çöker. Sonunda kazanan gibi görünen bile aslında kaybetmiştir; çünkü zulümle elde edilen hiçbir üstünlük kalıcı değildir ve herkes yaptığının karşılığını mutlaka tadar.

Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.