Kur'an'ın Keşif Atlası

Hac 70

Bilmez misin ki; kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi Levh-i Mahfuz’daki bir Kitaba, Ana Kitaba, Harddiske, Kütüğe yazılmaktadır. Şüphesiz bu Allah’a göre çok kolaydır.[*]

________________

[*] Bu ifade, ilâhî bilginin sınır tanımadığını ve evrendeki hiçbir şeyin Allah’ın bilgisi dışında kalmadığını hatırlatır. Göklerde ve yerde var olan her şeyin bilinmesi, yalnızca geçmişin değil; hâlin ve geleceğin de kuşatılmış olduğunu gösterir. Bu bakış açısı, insanın dar zaman algısını aşarak daha geniş bir ilâhî perspektife yönelmesini sağlar. İnsan çoğu zaman olup biteni parça parça görür; oysa ayet, bütünün tek bir ilimde toplandığını bildirir.

Levh-i Mahfuz vurgusu ise bu bilginin dağınık veya rastgele olmadığını anlatır. Her şeyin “Ana Kitap” olarak nitelenen ilâhî kayıt düzeninde yer alması, evrende başıboşluk bulunmadığını gösterir. Bu kayıt, kader tartışmalarını katı bir zorunluluk fikrine indirgemekten ziyade; ilâhî bilginin eksiksizliğini ve düzenin mutlaklığını ortaya koyar. İnsan özgür iradesiyle tercih eder; fakat yaptığı her tercih, ilâhî bilginin kuşatıcılığı içinde gerçekleşir. Böylece sorumluluk ile ilâhî ilim arasında denge kurulmuş olur.

Son cümledeki “Bu Allah’a göre çok kolaydır” vurgusu, insanın zihninde oluşabilecek büyüklük algısını düzeltir. İnsan için sayısız varlığı bilmek, kaydetmek ve kuşatmak imkânsızdır; fakat Allah için bu, zorlanma gerektirmeyen bir kudret tecellisidir. Mesaj açıktır: Evrenin bilgisi ve düzeni, sınırsız bir ilim ve kudretin eseridir. Bu bilinç, insanda hem güven duygusu oluşturur hem de sorumluluk bilincini derinleştirir; çünkü hiçbir söz, hiçbir eylem ve hiçbir niyet ilâhî kaydın dışında değildir.

Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.
← Arama Sonuçlarına Dön