Kur'an'ın Keşif Atlası

Hucurat 4

EY MUHAMMED! Odaların arkasından sana bağıranların çoğu düşüncesiz kimselerdir.[*]

______________

[*] Bu ifade, vahyin indiği dönemde bazı insanların Peygamberimiz Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı gösterdikleri kaba ve ölçüsüz davranışı eleştirir. Ayette geçen durum, bazı kişilerin Peygamber’in bulunduğu odaların dışından bağırarak onu çağırmalarıdır. Bu davranış sadece bir hitap biçimi değildir; aynı zamanda sabırsızlık, saygı eksikliği ve bilinçsizlik anlamı taşır.

Kur’ân bu tavrı “düşüncesizlik” olarak nitelendirir. Çünkü vahyi taşıyan bir elçiye karşı böyle davranmak, hakikatin temsil edildiği makama karşı saygısızlık anlamına gelir. İnsan bir konuda gerçekten bilinç ve anlayış sahibiyse, konuştuğu kişinin konumunu bilir ve buna göre davranır. Bağırarak çağırmak, sabırsızlık göstermek ve nezaket sınırlarını aşmak ise olgunluk eksikliğini ortaya koyar.

Bu ayetin verdiği mesaj sadece o günle sınırlı değildir. Burada öğretilen temel ilke şudur: Hakikatin ve ilahî mesajın temsil edildiği yerde edep ve ölçü gerekir. İnsan acelecilik, kaba hitap ve saygısız üslup yerine sabırlı, sakin ve saygılı bir tavır sergilemelidir. Kur’ân, iman edenlerin davranışlarında da bir incelik ve bilinç bulunmasını ister.

Bugün Peygamberimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) aramızda olmasa da bu ayetin öğrettiği ahlâkî ilke geçerliliğini korur. Hakikati temsil eden sözlere, ilahî mesajın anlatıldığı ortamlara ve dinî değerlere karşı saygılı davranmak; müminin olgunluk göstergesidir. Böylece Kur’ân, sadece inancı değil, konuşma biçimini ve sosyal davranışı da terbiye eden bir eğitim sunar.

Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.
← Arama Sonuçlarına Dön