Kur'an'ın Keşif Atlası

Maide 38

5/Maide 38
YAPTIKLARINA bir karşılık ve Allah’tan caydırıcı bir ceza olmak üzere yetki sahibi tarafından hırsız ya da dolandırıcı erkekler ile dolandırıcı veyahutta hırsız kadınların tüm güçlerini, kamu görevlileri ise yetkilerini ellerinden alın ve yargıya teslim edin, hapsedin. Allah mutlak güç sahibidir, doğru hüküm, isabetli karar verendir.
وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا أَيْدِيَهُمَا جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِّنَ اللَّهِ ۗ وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
📌 Ayetin Verdiği Mesaj

Bu ayet, toplum malını ve kamu güvenini hedef alan hırsızlık fiilinin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini bildirir. Ceza şahsî öfkeye değil, adalet yetkisine ve caydırıcı hukuk düzenine bağlanır.

📙 Ayetin Öğrettikleri

Bu ayet, mal güvenliğinin toplum hayatındaki temel değerlerden biri olduğunu öğretir. İnsan emeği, alın teri ve mülkiyet hakkı korunmadığında güven duygusu zedelenir.

Kur’an burada cezayı keyfî intikama değil, adalet ve yetki düzenine bağlar. Suçun karşılığı şahısların öfkesiyle değil, hukukî sorumlulukla değerlendirilmelidir.

Ayetin sonunda Allah’ın Aziz ve Hakîm olarak anılması, gücün hikmetle birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterir. Güç adaletten koparsa zulme, hikmetten koparsa ölçüsüzlüğe dönüşür. ⁉️ Bu ayet üzerinde düşündüğünde hangi anlam kapıları açılıyor ve bu mesaj hayatında hangi yönü aydınlatıyor?

📘 Ayetin Kavram Analizi
▷ السَّارِقُ ~ Okunuşu: Es-sâriku
Kökü: س ر ق ~ Okunuşu: Seraka
Temel Anlamı: Gizlice almak, başkasına ait olanı haksız biçimde edinmek.
Kur’an’daki Anlamı: Toplum düzenini ve mal güvenliğini bozan hırsızlık fiilini işleyen kişiyi ifade eder.
▷ فَاقْطَعُوا ~ Okunuşu: Fektaû
Kökü: ق ط ع ~ Okunuşu: Kat‘
Temel Anlamı: Kesmek, ayırmak, ilişiği koparmak.
Kur’an’daki Anlamı: Suçlunun haksız güç ve imkânının kesilmesini, etkisiz hâle getirilmesini ifade eder.
▷ أَيْدِيَهُمَا ~ Okunuşu: Eydiyehumâ
Kökü: ي د ي ~ Okunuşu: Yed
Temel Anlamı: El, güç, imkân, yetki.
Kur’an’daki Anlamı: Kişinin fiil işleme gücünü, tasarruf yetkisini ve haksız kazanç aracını anlatır.
▷ نَكَالًا ~ Okunuşu: Nekâlen
Kökü: ن ك ل ~ Okunuşu: Nekel
Temel Anlamı: Caydırıcı ceza, ibret olacak karşılık.
Kur’an’daki Anlamı: Suçu önlemeye, toplumu korumaya ve tekrarını engellemeye yönelik yaptırımı ifade eder.
📗 Ayetlerle Bağlantı

📖 5/Maide 39
«Her kim de işlediği zulmünün, hırsızlığın arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse; kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder.»
Bu ayet, cezanın yanında tövbe ve ıslah kapısının da açık olduğunu gösterir.

📖 5/Maide 8
«Adil olun! Bu Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır.»
Hırsızlık gibi suçlarda bile adalet ölçüsünden ayrılmamak gerektiğini vurgular.

📖 12/Yusuf 76
«İşte böylece Yusuf’a kardeşini alıkoyması için bir yol gösterdik.»
Bu bağlantı, suç isnadı ve hukukî işlem konularında ölçülü davranmanın önemini hatırlatır.

📕 Ayetin Mesajı

a) Emir: Hırsızlık fiilinin karşılığı hukukî yetkiyle uygulanmalı, suçlunun haksız gücü engellenmelidir.

b) Yasak: Başkasının malına haksız biçimde el uzatmak ve toplum güvenini bozmak yasaktır.

c) Tavsiye: Adalet, caydırıcılık ve ıslah birlikte düşünülmelidir.

d) Bilgilendirme: Allah mutlak güç sahibidir ve hükümlerinde hikmet sahibidir.

📝 Tefekkür Notu

Güvenin zedelendiği yerde yalnız mal değil, insanın iç huzuru da eksilir. Bu ayet, adaletin toplumu koruyan sessiz bir emanet olduğunu hatırlatır.

______________________
[*] Pek çok Mealde bu ayete anlam olarak; hırsızlık yapanın elini kesin, olarak verilir. Bu ayet yani bu şekilde ZAHİRİ anlamda anlaşılabilir burada bir sıkıntı yok ancak kişi defalarca hapsedilip çıktıktan sonra yine bu suçu işlemeye devam ederse en son dikkate alınarak uygulanabilir diye düşünüyorum?!

Aynı şekilde sabi-sübyana ilişen sapık kişilerin de organlarının kesilmesini bu konuyla ilişkilendirebiliriz.

Hırsızlık, dolandırıcılık ve sabi-sübyana ilişen (bu şekilde ifade ile yetiniyorum, fiili gerçekleştiren) sapıkların da ilgili organlarının kesilmesi meselesi bana göre bu vb. kanunlar KAMUOYUNA REFERANDUM İLE DANIŞILMALIDIR. Oy çokluğuna göre yasalaştırılablir.

Şeriat taraftarları ve aleyhtarlarının çığırtkanlıklarına bakılmadan bu REFERANDUM ile kanunlaştırılmalı ya da kanunlaştırılmamalıdır.

Yusuf as.’ın kardeşi Bünyamin ile ilgili yani hani Kralın Tasının onun çuvalından çıkması karşılığı olarak alıkonulması hükmü gibi. Alıkoymak ne demek: HAPSETMEK, MAHKÛM ETMEK… Bu şekilde hırsızlık yapan kişinin toplumun içinde bulunmaması, hırsızlık yapmak için elini bir şeyleri çalmasın diye HAPSETMEK / ALIKOYMAK hükmü verilir ki; işte elinin kesilme meselesinin gerçeği budur! Hırsızlık yapmasının önüne geçmektir hapse mahkum ederek. Mahkûmiyeti döneminde ıslah edilmelidir ve tövbe etmesi sağlanmalıdır, anlamında okuyoruz biz bu vb. ayetleri.

38. Ayet Açılımı: (KARŞILIKSIZ para basmış ya da devlet / kamu malından veya hizmetinden gerek direkt, gerekse ihâleye fesat karıştırmak suretiyle çıkar/menfaat sağlayarak hırsızlık yapmış yetkililerin) yaptıklarına bir karşılık ve Allah’tan caydırıcı bir ceza olmak üzere (yetkilerini kötüye kullanıp karşılıksız para basarak halkın cebinden veya kamu malından çıkar / menfaat sağlayarak) hırsız[lık yapan] erkekler ile hırsız[lık yapan] kadınların tüm güçlerini/yetkilerini ellerinden alın (ve yargıya teslim edin) Allah mutlak güç sahibidir, doğru hüküm / isâbetli karar verendir.

Biz ise bu ayeti MECAZEN / BENZETME / ÖRNEKLEME şeklinde bir anlatım tarzı olarak görüyor ve şöyle anlıyoruz; birincisi: Hırsızlık türü ne olursa olsun, öncelikle hırsızlık yapılmaması için bütün yolların kapatılması olarak anlıyoruz / okuyoruz bu ayeti. İkincisi; insanların bütün ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalı, kimse hırsızlık yapmaya cür’et edememeli. Yok eğer ihtiyaç sahibi olmadığı halde, yine bu eylemini devam ettirirse ve defalarca yakalanıp Hakim karşısına çıkartılıyorsa ve halk arasında fitne ve fücurun (kargaşanın, huzursuzluğun) yayılmasına sebebiyet veriyorsa?! Hakim tarafından bir daha yapmaması, tövbe etmesi gerektiği konusunda uyarılır. Yine tüm uyarılara rağmen hırsızlığa devam ediyorsa, artık son karar bu ayetin gereği şöyle uygulanabilir: O kişinin toplumun arasına salıverilmesi yerine bütün ihtiyaçları karşılanmak üzere ev hapsinde tutulmak koşuluyla gözaltına alınabilir. Hapishane sistemi olan bölgelerde yine ihtiyaçları karşılanarak gerekirse (Yusuf as.’ın kardeşi için uyguladığı hükümde olduğu gibi alıkonulup) hapsedilebilir. Bu karar yine toplumun huzuru için artık zorunlu hale gelmiş olur. Bu konuda bizim görüşümüz bu şekildedir; en doğrusunu Allah bilir.

Çünkü hemen bu ayetten sonra 39. Ayette: “Her kim de işlediği zulmünün (hırsızlığın) arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse; kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” Yaptığı bu işin yani hırsızlığın hem kendisine ve hem de bir başkasına ZULÜM olduğuna gönderme yapılır. Yaptığı bu eylemi sonrası tövbe edip, durumunu düzeltirse Allah onun tövbesini kabul eder, buyurulur.

Peki hırsızlık yapan bir insanın eli hemen kesilirse, Allah’ın bu hükmü nasıl uygulanacaktır?! İşte Maide 39. Ayet gereği el kesme olayının olmadığını düşünüyoruz. Dediğimiz gibi bize göre; bütün hırsızlık yollarının kapatılmasını Yüce Rabbimiz öneriyor ve bu ayetten halkın yöneticiler tarafından aç susuz bırakılmaması gerektiğini anlıyoruz.

Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.
← Arama Sonuçlarına Dön