ALLAH’ın bir beşer[1] / insan ile iletişim kurması / konuşması sözkonusu değildir; ancak (seçtiği elçilerle) vahiy yolu ile / içlerine ilham ederek veya bir şeyi perdeleyerek / engel koyarak ya da elçi gönderip izniyle dilediğini / istediğini vahyederek / bildirerek iletişim kurar / konuşur. Şüphesiz O; yücedir, doğru hüküm / isabetli karar verendir.
______________________
BEŞER: TA ADEM AS.’DAN PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED SAV.’E KADAR OLAN NEBİLER SİLSİLESİ, YANİ ALLAH’IN SEÇİLMİŞ KULLARI VE VAHİY ALANLAR OLARAK HEM BEŞER VE HEM DE İNSANDIRLAR, BU ŞEKİLDE ALGILAMAKTA FAYDA VAR?!
Başta bunu dile getirdikten sonra gelelim detay bilgilendirmeye.
[1] Kur’an’da yer alan “Beşer” ve “İnsan” kavramları her ne kadar eş anlamlı gibi görünseler de ilgili ayetler incelendiğinde farklı bağlamlarda kullanıldıkları göze çarpar. Kavramlar arasındaki ortak nokta ise ikisinin de aynı varlığı ifade etmeleridir.
Rabbimiz, “kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan” yarattığını ifade ettiği Adem için birbirini takip eden ayetlerde hem “insan” hem de “beşer” kavramlarını kullanıyor. Bu da Adem’in ve onun türünün yaratılış itibariyle bu iki vasfı taşıdığını gösterir. Bu vasıflar arasındaki farkın ne olduğunu da ilgili diğer ayetlerden öğreniyoruz.
a) Beşer
Kur’an, insan türüyle ilgili fizyolojik yapısı bağlamında bir şey söyleyeceği zaman “beşer” kavramını kullanmaktadır. Örneğin Yusuf’un (a.s) güzelliği karşısında ellerini kesen kadınlar onun bir “beşer” olamayacağını söylüyorlardı. (12/31) İnsanüstü bir varlık olduğuna gönderme yapıyorlardı da diyebiliriz.
Allah’ın elçileri de gönderildikleri toplumlarda “yeme-içme” gibi fizyolojik bazı özelliklerinden dolayı dışlanmışlardır. Zira toplumlar kendileri gibi etten kemikten bir beşer değil, bir melek talep ediyorlardı. İlgili bazı ayetler (23/33-34), (17/95-96).
Ölümlü bir varlık olarak yaratılmış olmamız da biyolojik yapımızla ilişkilidir. Rabbimiz bu gerçeği ifade ederken “beşer” kavramını kullanmaktadır (21/34).
b) İnsan
“İnsan” kavramının geçtiği ayetlerde insan türünün sosyal bir varlık olması özelliğinden bahsedilmektedir. Mesela, Rabbimiz insana öğrettiği şeylerden bahsederken bu kavramı kullanmaktadır (96/5), (55/3-4).
İnsanın özgür iradesiyle ortaya koyduğu davranışlarla ilgili de bu kavram kullanılır (103/2-3), (96/6-7).
Ayetlerde “sorumluluk ve imtihan” söz konusu olduğunda yine “insan” kavramı devreye girmektedir (33/72), (76/2).
İnsanın ahiretteki durumuyla ilgili ayetlerde de bu kavram kullanılır (79/34-35), (75/10), (89/23).
Sonuç olarak, ayetlerde “beşer” kavramı, insanın etten kemikten bir varlık olması bağlamında kullanılırken; “insan” kavramı irade ve sorumluluk sahibi sosyal bir varlık olması bağlamında karşımıza çıkmaktadır. Fakat başta ifade ettiğimiz gibi beşer de insan da farklı iki varlığın değil; aynı varlığın iki ayrı vasfıdır / özelliğidir.
ALLAH; NEBİLER DE DAHİL HİÇ KİMSEYLE ASLA KONUŞMMAZ?!
Musa as. ile ilgili: Allah Musa ile konuştu ayeti (haşa) birebir konuştu anlamında meallendirmek başka ayetlerle çelişki arzeder.
Ayetlerarası bağlantı kuramayan Meal ve Tefsir Sahipleri bu anlamda yanılgıya düşmüşlerdir?!
BEŞER: TA ADEM AS.’DAN PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED SAV.’E KADAR OLAN NEBİLER SİLSİLESİ, YANİ ALLAH’IN SEÇİLMİŞ KULLARI VE VAHİY ALANLAR OLARAK ALGILAMAKTA FAYDA VAR?! Başta bunu dile getirdikten sonra gelelim detay bilgilendirmeye.
Konuyla ilgili ayetleri, kısa tefsir ve mealini aşağıda okuduğunuzda sizler de gerçeğe vakıf olacaksınız diye düşünüyorum.
Allah’ın adıyla
Şura 51
ALLAH’ın bir beşer[1] / insan ile iletişim kurması / konuşması sözkonusu değildir; ancak (seçtiği elçilerle) vahiy yolu ile / içlerine ilham ederek veya bir şeyi perdeleyerek / engel koyarak ya da elçi gönderip izniyle dilediğini / istediğini vahyederek / bildirerek iletişim kurar / konuşur. Şüphesiz O; yücedir, doğru hüküm / isabetli karar verendir.
Bağlantılı Ayetler: 2/97 2/99 4/163 4/164 28/30
https://www.sadikturkmenmeali.com/sura-51/
Linki tıklayarak DİPNOT Bilgilerini incelemenizde fayda var.
Nisa 164
Daha önce kıssalarını / yaşanmış gerçek hayatlarını sana anlattığımız Rasûller gönderdik. Anlatmadığımız (nice) Rasûller de gönderdik. Allah Musa ile de kelime / söz / vahiy (meleği) aracılığıyla konuştu.
Bağlantılı Ayetler: 3/144 5/75 28/30 40/78 42/51 43/6
https://www.sadikturkmenmeali.com/sura-164/
Kasas 30
Oraya gelince mübârek yerdeki vadinin sağ yanında olan ağaç istikâmetinden (Vahiy ile / Vahiy Meleği aracılığıyla) seslenildi:[1] “Ey Musa! Şüphesiz Ben âlemlerin Rabbi Allah’ım!
https://www.sadikturkmenmeali.com/kasas-30/
Linki tıklayarak DİPNOT bilgilerini inceleyiniz.
📌 Ayeti Anlama ve Hayata Aktarma Yolculuğu
Bu ayeti sadece okumak için değil, anlamak ve yaşamak için dur ve düşün:
- Bu ayet bana ne söylüyor?
- Hayatımda hangi noktaya dokunuyor?
- Benden neyi değiştirmemi istiyor?
- Bugün bu ayetle ilgili ne yapabilirim?
Dur… Acele etme. Geçip gitme.
Bu ayet senin için indi.
Şimdi kendinle baş başa kal.
🧠 Kısa bir çalışma yap:
- Ayeti en az 3 defa oku
- Seni etkileyen kelimeleri fark et
- Kendi cümlelerinle ne anladığını yaz
- Küçük de olsa bir uygulama belirle
✍️ Kendine not yaz:
Bu ayetten anladığım ve bugün uygulayacağım şey:
Dilerseniz çıktı alabilir, kalem ile çalışabilirsiniz.