GERÇEK ŞU Kİ, Musa’ya herşeyi açıklayan dokuz ayet / mucize vermiştik. İsrailoğullarına / Yakub’un soyundan gelenlere sor? Hani bir zaman (Musa) kendilerine gelmişti de Firavun ona: “Ey Musa! Seni büyülenmiş birisi olarak görüyorum” demişti.
İsra
İsra 102
(Musa) dedi ki: “Sen bunları göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini çok iyi bildin; uyandırıcı belgeler/basiretler olarak! Ey Firavun! Gerçekten ben de seni mahvolmuş birisi olarak görüyorum.”
İsra 103
(Firavun) o yerden onları çıkarmak istedi. Biz de onu ve yanındakilerle birlikte hepsini boğduk.
İsra 104
Onun ardından İsrailoğullarına / Yakub’un soyundan gelenlere dedik ki: “O yurtta / yeryüzünde yerleşin. Ahiret günü geldiği zaman / vadimiz gerçekleştiğinde, hepinizi bir arada / derleyip toplayacağız”.
İsra 105
VE BİZ (katımızdan) onu (Kur’an’ı ilk indirilişi sırasında tamamını Levh-i Mahfuz’dan Cebrail’e harekeli ve orijinal yazılış şekliyle kodlayarak) hak ile indirdik. Ve (bu Kur’an’ın ikinci inişi de Cebrail’den Nebi’ye) şeksiz şüphesiz gerçek olarak / hak ile indirildi. Seni de yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
İsra 106
(Ey Muhammed; bu sana indirdiğimiz) bir Kur’an ki; insanlara onu iletmen / okuman için anlam kümeleri / bütünlüğü hâline getirdik[1] ve onu bölüm bölüm indirdik!
______________________
[1] Ayrıca Bkz. Kasas: 86. (Aşağıya bağlantılı ayetler linkine de bu ayet konulmuştur).
Bu ayette Kur’an’ın bir öğretim ve eğitim kitabı olduğu anlaşılıyor. Belli aralıklarla okumak için bölümlere ayrılmıştır. Ayrıca bu ayet bizim için bir ışıktır, yol göstericidir, rehberdir. Ta kıyâmete kadar gelip geçecek olan toplumların eğitiminde uygulanılması gereken bir sistemi de ortaya koymaktadır.
Şöyle ki; zaman ve dönem itibariyle insanların anlayışlarına göre, anlayabilecekleri Sureleri bölümler hâlinde hazırlayarak; Tertip ve Tertil tavsiyesi üzere Bkz. Müzzemmil Suresi; belirli bir program üzere hazırlayın / hazırlık yapın ve insanların kolayına gelecek şekilde, çünkü Müzzemmil Suresinde: Artık Kur’an’dan kolayınıza nasıl geliyorsa / geldiği kadar okuyun; Sure Sure bölümlendirerek insanların istifadesine takdim edilmelidir.
İşte biz de bu ve benzeri ayetlere dayanarak, özellikle Medine’de inmeye başlayan, yani; biliyorsunuz İslâm, Medine’de bir Hukuk Sistemi olarak takdim edilmeye başlanmıştır.
Mekke’de tam 13 yıl; insanlarda Allah inancının yerleştirilmesi; ahlâklarının iyileştirilmesi, cennet, cehennem, ahiret (günahlardan sakınılması için hesap günü hesap verme) korkusunun ve sevgisinin aşılanması ile ilgili Temel İnançlar üzerinde durmuştur.
“Medine: İnsanlararası hak ve hukukun ve ayrıca savaşlar da söz konusu olduğu için bu belde ‘savaş hukuku’ ile ilgili ayetlerin inmeye başladığı yerdir!”
Onun için Medeni Sureleri ayrı bir bölüm olarak yayınlamayı uygun görmüş ve 2009 yılı ilk Baskısını sadece Mekki Sureler olarak yapmıştık.
Daha sonra gelen yoğun talep üzerine Mekki ve Medeni Sureleri bütünleştirdik. Elinizdeki bu Kitap’ta (bugün internet Sitemize de Kitap’tan tamamını taşımış olduk) Mekki Surelerden hemen sonra Medeni Sureler Bölümü de eklenmiştir.
Şu an tam olarak 114 Sure bu Kitap’ta birleştirilmiştir. Demek ki: Temel İnançlarının yerleşmesinden sonra insanlara görev ve sorumluluklarının ne olduğunu açıklayıcı hükümler inmiştir. İşte tam da bu yüzden biz, toplumumuzu ve dünya insanlığını öncelikle temel inançlarda; özellikle ‘Şirk’ konularında meselelerini halletmeden, Medeni Sureler ile muhatap etmek istememiştik.
Şükürler olsun artık insanımız bu anlamda fevkalâde bilinçlendiler.
İsra 107
De ki: “Ona / Kur’an’a inanın veya inanmayın! Gerçek şu ki; daha önce bilgi sahibi olanlar tarafından ayetler (Kur’an bütünlüğünde bağlantılarıyla birlikte tertil üzere) okunduğu zaman, (gerçekleri görüp kavramış ve kalpleri mutmain / yatışmış olarak) alınları / yüzleri / çeneleri üzere kapanarak secde ederlerdi!”
İsra 108
Derler ki: “Rabbimizin şanı yücedir/Rabbimiz herşeyden münezzehtir! Rabbimizin sözü mutlaka yerine getirilmiştir.”
İsra 109
(Onlar) çeneleri üstüne kapanarak ağlıyorlar. Ve (Kur’an), onların içten gelen derin saygılarını artırıyor.
İsra 110
De ki: “İster ‘Allah’ diye çağırın veya ister ‘Rahman’ diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız (çağırın), sonunda en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini çok yükseltme ve pek de kısma, bu ikisi arasında bir yol tut!..
İsra 111
De ki: “Çocuk edinmeyen Allah’a sayısız övgüler olsun! O’nun mülkte / yönetimde ortağı yoktur. Âcizlikten ötürü hiçbir yardımcıya ihtiyacı olmayandır! İşte O’nu gereği gibi tekbir et / yücelterek an!