Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nun huzurunadır.
________________
Kur’an’daki “Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı…” ifadesinde geçen “hikmete uygun” kavramı, Sadık Türkmen Kur’an Meali bütünlüğünde ele alındığında; rastgelelikten, amaçsızlıktan ve düzensizlikten tamamen uzak bir yaratılışı ifade eder. Bu ifade, varlığın bilinçli bir plan, ölçü ve amaç doğrultusunda kurulmuş olduğunu vurgular.
Kur’an bütünlüğünde “hikmet”, yalnızca “bilgelik” anlamına indirgenmez. Hikmet; doğru ölçü, yerli yerinde yaratılış, amaçlı düzen, isabetli karar ve sonuç doğuran ilahi sistem anlamlarını birlikte taşır. Buna göre göklerin ve yerin yaratılması, gelişigüzel bir oluşum değil; her şeyin belirli bir işlevle, birbirine bağlı bir düzen içinde kurulmasıdır. Evrendeki denge, yasalar, ölçüler ve canlıların varlık düzeni bu hikmetli yaratılışın parçalarıdır.
Ayetin devamında “Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi güzel yaptı” denilmesi de aynı hikmet vurgusunu tamamlar. İnsan bedeni, organların uyumu, düşünme kabiliyeti ve estetik yapı; hepsi amaçlı bir yaratılışın sonucu olarak sunulur. Yani insan hem fiziksel hem zihinsel yönleriyle işlevsel ve dengeli bir sistem içinde var edilmiştir.
Bu bağlamda “hikmete uygun yaratılış”, Kur’an’ın genel mesajıyla birlikte düşünüldüğünde üç temel anlamı içerir: Evrenin amaçlı yaratılması, her varlığın bir göreve sahip olması ve insanın bu düzen içinde sorumlu bir varlık olarak yer alması. Bu yüzden ayetin sonunda “Dönüş yalnız O’nun huzurunadır” ifadesi gelir. Çünkü hikmetli bir yaratılış, aynı zamanda hesap ve sorumluluk düzenini de gerektirir. İnsan, hikmetle kurulan bu düzenin içinde yaşar ve sonunda bu düzeni kuran Rabbin huzuruna döner.