Kur'an'ın Keşif Atlası

İnşikak 21

Kendilerine (anladıkları dilde) Kur’an okunduğu zaman, düşünüp / karar verip / secde[1] / itaat / tasdik etmiyorlar?

______________________
[1] Secde: İtaatin (yani boyun bükmenin yere kapanmayla) doruk noktası anlamlarını da içerir. Bundan dolayı: “Kur’an okunduğu zaman itaat etmiyorlar, yaşamlarına uygulamıyorlar, kabul etmiyorlar!” Ve hatta: “İşittik ve hemen itaat ettik demeleri lâzımken, itaat etmiyorlar…” gibi anlamlar da verilebilinir. Meselâ bir ayette: “Kur’an okunduğu zaman, susun ve onu dinleyin! Umulur ki, rahmet olunursunuz!” buyurulmaktadır. Birlikte düşünmekte fayda var… Demek ki buradan şu anlamı da çıkarabiliyoruz: İnananlar Kur’an okuduklarında veya bir başkası kendilerine okuduğunda hemen “işittik ve itaat ettik” diyerek, secde eder (yani kabul eder, kör ve sağır davranmaz ya da saldırıya geçmez); kâfirler ise, işitir ama isyân eder, karşı gelir/secde etmezler, anlamları da çıkmakta; Kur’an bütünlüğünde düşündüğümüzde / değerlendirdiğimizde.

Bir dipnot daha düşmeliyim: “Her toplum Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim’i kendi anladığı dilde okumalı, eğer yabancı bir dilde okursa Allah’a bilinçli bir seçde (iman) etmesi mümkün değildir, taklitten (yani atalar neye nasıl inanmışsa öyle inanmaktan) öte geçemez.”

Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.

Yorum yapın