Kur'an'ın Keşif Atlası

Muhammed 4

İNKÂRDA diretip dayatanlar; “Rabbimiz Allah” dediğiniz için, size savaş açanlarla savaşta karşılaştığınızda onları etkisiz hâle getirin. Sonunda onların geri kalanları silahlarını bıraktıklarında/güçsüz bırakıldıklarında esir alın. Savaş sona erince; onları ya karşılıksız ya da fidye/bir bedel karşılığında salıverin. Allah dilemiş olsaydı, onları başka türlü cezalandırabilirdi. Bunun böyle olması, kiminizi kiminizle açığa çıkarmak içindir. Allah, iman ettikleri için / inançlarından dolayı öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.

Muhammed 15

ALLAH’a karşı saygılı olanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere (sarhoşluk değil) zevk (mutluluk) veren şarap (tatlı şerbetten içecek) ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edip kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

Muhammed 16

ONLARIN içinde seni dinleyenler vardır; sonra senin yanından çıkınca mesajı kavramış kimselere; “Az önce ne demişti?” diye sorarlar. İşte (inkârlarından dolayı) bunların, (kalpleri üzerinde yeni bir huy / yapı oluşmuş) kalpleri stresle / bunalımla dolmuştur. Bunlar kendi hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.

Muhammed 20

İNANANLAR, “Ne olurdu bir Sûre indirilse!” derler. Fakat hükmü apaçık bir Sûre indirilip de, saldırganlara karşı savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi, sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.

Muhammed 38

İşte sizler Allah’ın tavsiye ettiği şekilde, Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz; fakat içinizden bazıları cimrilik ediyor. Oysa kim cimrilik ederse aslında kendine zarar verir. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir; muhtaç olan sizsiniz. Eğer yüz çevirirseniz Allah sizi bırakır ve yerinize bu sorumluluğu üstlenecek başka bir toplumu getirir; onlar sizin gibi davranmaz.[*]

___________________
[*] Bu ayetin merkezinde şu gerçek vardır: Allah’ın istemesi ihtiyaçtan değil, eğitimdendir. Yani Allah insanlardan vermelerini kendi eksikliğini gidermek için değil, onların arınması ve yükselmesi için ister. Cimrilik bu yüzden sadece malı tutmak değildir; kalbin daralması ve sorumluluktan kaçıştır. İnsan verdiğinde fakirleşmez; aksine manevi olarak büyür. Vermekten kaçan ise aslında kendi ruhunu yoksullaştırır.

Burada güçlü bir uyarı da vardır: İlahi dava şahıslara bağlı değildir. Bir toplum sorumluluğu terk ederse, Allah o görevi başkalarına verir. Bu da şunu gösterir: Ayrıcalık yoktur, liyakat vardır. Kim fedakârlık yaparsa yük onun omzuna konur.

Sonuç olarak ayet, mal meselesinden çok duruş meselesini anlatır. Allah’ın yolunda vermek bir kayıp değil, seçilme imkânıdır. Cimrilik ise sadece malı değil, fırsatı kaybetmektir. Bu yüzden mesaj nettir: Veren kazanır, yüz çeviren yerini kaybeder.

← Hadîd MUHAMMED Ra‘d →
← Arama Sonuçlarına Dön