Kur'an'ın Keşif Atlası

Zuhruf 51

Firavun, kavminin içinde bağırdı ve dedi ki: “Ey kavmim! Mısır’ın mülkü ve altımdan akıp giden şu nehirler benim değil mi? halâ görmüyor musunuz?

Zuhruf 52

Ben şu zavallı ve neredeyse söz anlatamayacak olan kişiden üstün değil miyim?

Zuhruf 53

Onun üzerine altından bilezikler atılmalı değil miydi? Veya onunla birlikte birbiri ardınca dizili melekler gelmeli değil miydi?”

Zuhruf 54

Böylelikle kavmini kandırıp aşağıladı. Onlar da ona boyun eğdiler! Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.

Zuhruf 55

Sonunda Bizi hışımlandırınca onlardan intikam aldık! Derhal hepsini boğduk.

Zuhruf 56

Böylece onları geçmiş atalar olarak ve sonradan gelenler için bir misâl kıldık.

Zuhruf 57

ŞİMDİ ne zaman bir örnek olarak Meryem oğlu[1] anlatılsa kavmin hemen ondan ötürü feryat ediyor!

______________________
[1] Allah Kur’an’da: İsa’nın normal bir insan / kul ve diğer Rasûllerinden bir Rasûl / Nebi olduğunu ifade ediyor (bkz Zuhruf 59. ayet), ama hristiyan mezhebi mensupları onu ilâhi bir kimlik ile anıyorlar. Mekkeli Müşrikler de hristiyan mezhebi menuplarının bu tutumunu kendi ilâhlarına (Allah’a) ortak koştukları (Melekler ve Lât, Menât, Uzza vb. gibi putlar) ile kıyas yaparak tartışmak istiyorlar.

Zuhruf 58

Diyorlar ki: “Bizim ilâhlarımız mı (tapındığımız melekler mi) daha iyi, yoksa o mu (İsa mı?)” Bunu sana ancak tartışmak için misal verdiler. Doğrusu onlar düşmanlık eden bir topluluktur.

Zuhruf 59

O (İsa), ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına / Yakub’un soyundan gelenlere örnek kıldığımız bir kuldur!

Zuhruf 60

Ve eğer dileseydik / size özgür irâde vermeseydik, sizden melekler olur; yeryüzünde (onlar) sizin yerinize geçenler (her yüzyılda bir nesiller değişerek -ölümleriyle birlikte yeni nesiller gelerek- yerinize geçen halifeler) olurlardı.

Zuhruf 61

VE ŞÜPHESİZ o saat konusunda (Allah; bu Kur’an ile)[1] bilgi verir / bir ilim ile hatırlatır. O saatin / kıyâmetin geleceğinden hiç şüphe etmeyin; (İsa) bana uyun, doğru yol budur (dedi).

______________________
[1] Bu ayette geçen ‘o’ zamiri Kur’an’dır ve Allah İsa hakkında yukarıdaki ayetlerde anlattığı bilgilerden sonra: Muhammed as. Zuhruf 57-59. Ayetlerde kendi dönemindeki müşriklerle olan tartışmalarına yönelik şöyle cevap verir: “Bana uyun, doğru yol (anlayış) bu Kur’an’dır” der (en doğrusunu Allah bilir). Bazı meal sahipleri İsa olarak algılamışlardır. Bu onların İsa (as) ölmedi, tekrar dünyaya (ahir zamanda) gelecektir, diye olan inançlarındandır. Bu görüş, Allah’ın Sünnetine / Kâinata Koyduğu Yasasına (her canlı ölümü tadacaktır şeklinde gelen emrine) aykırıdır ve bu iddia sadece hristiyan mezhebi mensuplarının iddiasından ibarettir. Zira Allah: “(Yaratılan) her nefis mutlaka ölümü tadacaktır” buyurmuştur. Dolayısıyla İsa da kul olması nedeniyle vefat etmiştir, tekrar gelmeyecektir. Bkz. Maide 117, Nisa 158-159, Enbiya 34, Meryem 30-34. ayetler. Bu iddia kesinlikle israiliyyattır; İsa’dan sonra, son Rasûl olarak Muhammed sav. gelince; taassup sahibi hristiyan mezhebi mensuplarının psikolojik olarak eziklik duymalarından dolayı, tekrar İsa’yı, dünyanın sonu gelmeden önce yeryüzüne bu şekilde indirerek, Muhammed as’ı gündem dışı bırakmak gibi; ‘ihtiras ve hasetlerinden’ kaynaklanmaktadır!.. Ümmetin alimlerinden pek çoğu da israilliyyata uyarak böyle inanmışlardır.  Rasûlullah’a da (haşa) hadis ile ‘tekrar ineceğini’ söylettirerek iftira etmişlerdir.

Zuhruf 62

Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın. Çünkü o, sizin için apaçık saldırgan bir düşmandır.

Zuhruf 63

İSA açık delillerle gelince dedi ki: “Size ‘Hikmet’i getirdim. Size hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana uyun!

_______________________
ALLAH MUSA AS. İÇİN KİTABI VE FURKAN’I; MUHAMMED AS. İÇİN DE KİTABI VE HİKMETİ VERDİK, buyurur?!

Musa as. için Kitabı verdik dedikten sonra neden Furkan diyor?!

Furkan’ın anlamına baktığımızda: Hak ile Batılı, Gerçek ile Yalan, Doğru ile Yanlışı ayırdedici bir özellik olduğunu görürüz.

Sonra Allah bir ayetinde: Allah’tan gereği gibi sakınan (takvâ sahibi) müminlere de Furkan Özelliği vereceğini söyler?!

Benim burada dikkat çekmek istediğim konu ise Musa as.’a Furkan, Muhammed as.’a Hikmet verdiğini dile getirir. Yani Kitap ve Furkan, Kitap ve Hikmet?!

Hani geleneksel anlayışta Hikmet denince hemen Sünnet ve dolayısıyla Hadislere gönderme yaparlar ve Hadilerin de Kur’an gibi Peygamberimize vahyedildiği (vahy-i gayr-i metluv) söylenir ya?!

Allah; Furkan’a (hakkı batıldan ayırdedici özellik) bu anlamı yüklediyse Hikmet’e ne anlam yüklediğini açıklamamış olabilir mi?!

Hikmet: Kitaba göre doğru hüküm, isabetli karar verebilme yeteneği, özelliği; sorunlara Kitap’tan çözüm önerileri çıkarabilme yetisi olarak anlamakta fayda var, biz böyle anlıyoruz.

Aşağıda verdiğimiz BAĞLANTILI AYETLERİ okuduğunuzda gerçeği görürsünüz.

PEK ÇOK NEBİ’YE HİKMET VERİLDİĞİ İFADE EDİLİR!

Allah’ın adıyla;

Enbiya 48

VE GERÇEK ŞU Kİ Biz Musa’ya ve Harun’a, Furkan’ı (gerçekle yalanı ayırdedici özelliği olanı) verdik; korunup sakınanlar için bir ışık ve bir öğüt olarak…

Bağlantılı Ayetler: 2/53 3/4 2/257 5/15 5/16 7/144 7/145 14/5 57/7 57/9

https://www.sadikturkmenmeali.com/enbiya-48/

Bakara 53

HANİ Musa’ya o Kitabı ve Furkan’ı vermiştik… Umulur ki, hidayete erip doğru yolu bulursunuz (diye).

Bağlantılı Ayetler: 3/3 3/4 21/48

https://www.sadikturkmenmeali.com/bakara-53/

Meryem 12

(BÜYÜDÜĞÜNDE): ”Ey Yahya! Kitabı kuvvetlice tut” (dedik). Daha çok gençken ona Hikmeti verdik (problem çözme bilimini öğrettik).

Bağlantılı Ayetler: 6/85 6/89 3/35 3/41 19/2 19/15 21/89 21/90

https://www.sadikturkmenmeali.com/meryem-12/

Zuhruf 63

İSA açık delillerle gelince dedi ki: “Size ‘Hikmet’i getirdim. Size hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana uyun!

Bağlantılı Ayetler: 3/48 3/55

https://www.sadikturkmenmeali.com/zuhruf-63/

Bakara 129

“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir elçi gönder; onlara ayetlerini okusun, onları Kitap ve Hikmet / Bilim ile (eğitim öğretime tabi tutarak) onları geliştirsin ve onları[n başlarına gelebilecek] her türlü kötülüğe karşı uyarsın. Şüphesiz Sen mutlak güç sahibisin, doğru hüküm / isâbetli karar verensin.”

Bağlantılı Ayetler: 2/151 3/164 62/2

https://www.sadikturkmenmeali.com/bakara-129/

Bakara 151

Size kendi içinizden bir Rasûl gönderdi; size ayetlerini okuyor, sizi (başınıza gelebilecek) her türlü kötülüğe karşı uyarıyor, ve sizi; Kitap ve Hikmet ile (problem çözme bilimi ve bilimsel gerçeklerle), bilmediklerinizi öğreterek geliştiriyor.

Bağlantılı Ayetler: 2/129 3/164 62/2

https://www.sadikturkmenmeali.com/bakara-151/

HZ. MUHAMMED SAV.’E DE AYNI ŞEKİLDE KİTAP VE HİKMET’İ İNDİRDİK, BUYURUR!

Nisa 113

(EY MUHAMMED!) Hani; Allah’ın sana lütuf ve merhameti sayesinde onlardan bir grubun seni saptırma / yolundan çevirme / vaz geçirme girişimine izin vermedin. Halbuki onlar ancak kendilerini saptırırlar sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana kitabı (Kur’an’ı) ve Hikmet’i (insanlara faydalı olan çözüm önerilerini) indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana lütfu çok büyüktür.

Bağlantılı Ayetler: 2/269 5/105 17/73 17/74

https://www.sadikturkmenmeali.com/nisa-113/

Zuhruf 64

Şüphesiz Allah; O benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na ibadet edin. Dosdoğru yol işte budur!”

Zuhruf 65

Sonra aralarından çıkan gruplar birbirleriyle ayrılığa düştüler. Artık o zulmedenlerin vay haline! Acıklı bir günün azabından dolayı!

Zuhruf 66

ONLAR, ille de saati mi bekliyorlar? Farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelmesini mi?

Zuhruf 67

O gün samimî dostlar birbirlerine düşmandırlar! Allah’tan korkup sakınanlar hariç!

Zuhruf 68

“EY KULLARIM! Bugün size korku yoktur ve siz üzülmezsiniz.”

Zuhruf 69

Bunlar ayetlerimize inandılar ve teslim olarak gereğini yerine getirmeye çalıştılar.

Zuhruf 70

“Siz ve eşleriniz cennete girin! Ağırlanarak neşelendirileceksiniz.”

Zuhruf 71

Onların etrafında altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır; orada nefislerin çektiği ve gözlerinin hoşlandığı şeyler vardır. “Siz orada (ölümsüz) sürekli kalıcılarsınız.

Zuhruf 72

Yapmış olduklarınıza karşılık, size miras bırakılan cennet işte budur!

Zuhruf 73

Orada sizin için birçok meyveler vardır onlardan yersiniz.”

Zuhruf 74

ŞÜPHESİZ suçlular cehennem azabı içinde sonsuz kalıcıdırlar.

Zuhruf 75

Onlardan hiç kesintiye uğramayacaktır ve onlar orada ümitsizdirler!

Zuhruf 76

Biz onlara zulmetmedik, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

Zuhruf 77

(Kâfirler / gerçeği gizleyenler) şöyle seslendiler: “Ey Malik! (Ey cehennem görevlisi söyle de) Rabbin bizim işimizi çabuk bitirsin / hakkımızda hükmünü (acele) versin.” O (görevli) dedi ki: “Şüphesiz siz sonsuza dek kalıcısınız.”

Zuhruf 78

(SİZ ey günahkârlar!) Ant olsun, Biz size gerçeği getirdik, fakat pek çoğunuz gerçekten/gerçek olandan hoşlanmıyor.

Zuhruf 79

Yoksa bir iş mi kararlaştırdılar? Şüphesiz, Biz de kararlılarız!

Zuhruf 80

Yoksa sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Aksine işitiriz. Yanlarında bulunan elçilerimiz de yazıyorlar.

Zuhruf 81

(EY MUHAMMED / EY İNANAN KİŞİ onlara) de ki: “Eğer Rahman’ın bir çocuğu olsaydı (ki O, bundan münezzehtir), ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum!

Zuhruf 82

Göklerin ve yeryüzünün Rabbi, Arş’ın Rabbi Allah, onların nitelendirmelerinden münezzehtir/uzaktır!

Zuhruf 83

Bırak onları dalsınlar ve oyalansınlar, kendilerine vadedilen günlerine kavuşuncaya kadar!

Zuhruf 84

O gökyüzünde de tek İlâh’tır / egemendir / otoritedir / imparatordur, yeryüzünde de tek imparatordur / İlâh’tır / otoritedir / egemendir! O bilir / bilen ve doğru hüküm / isâbetli karar verendir.

Zuhruf 85

Göklerin, yeryüzünün ve ikisi arasında bulunanların mülkü / imparatorluğu kendisine ait olan Allah ne yücedir! Saatin bilgisi O’nun yanındadır. O’nun huzuruna döndürülürsünüz.

Zuhruf 86

Bazılarının O’ndan başka sığınıp yalvardıkları kimseler şefaate[1] (Allah’ın edeceği azabı savmaya) güç yetiremezler; ancak hakikatleri bilen[melek]ler (Allah’ın izniyle) şahitliğe / şefaate / yardıma / Allah’ın emri üzere öncülük edebilirler.[2]

______________________
[1] Şahitlik, şefaat, yardımcı olmak için öncülük etmeye.

[2] Melekler dünyada gördükleri, şahitlik ettikleri olaylara kendi diledikleri gibi şefaat edemezler, bu konuda asla serbest değillerdir, yani ahirette hesap zamanı kötü şeyleri örtbas edip iyiliğe çeviremez, buna güçleri yetmez?!

Zuhruf 87

Eğer onlara kendilerini kim yarattı? diye sorsan, elbette; “Allah” derler. O halde bu sapkınlık neden?

Zuhruf 88

O elçinin sözü şu olmuştur: “Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir topluluktur.”

Zuhruf 89

Sen onlardan vazgeç/ayrıl: “Size selâm olsun/iyi günler” diyerek! Çünkü yakında bilecekler!

← Kategoriye Dön
← Arama Sonuçlarına Dön
← Arama Sonuçlarına Dön
📍 Kaldığın Yerden Devam Et