Hani İbrahim; “Ey Rabbim! Bana ölülere nasıl hayat / ruh verdiğini göster” demişti. (İbrahim aslında / gerçekte bu sorusuyla Allah’ın ilmine, yani sıfırdan nasıl yarattığına vakıf olmak istemişti. Allah ta ona): “İnanmıyor musun?” deyince; “Kesinlikle (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra (kuşları parçalara ayırarak parçalarını) her bir dağın üzerine onları koy / bırak.[*] Sonra da sen onların hepsini kendine çağır. (Bir de bakarsın ki anlar canlanmış olarak) sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah; mutlak güç sahibidir, doğru hüküm / isâbetli karar verendir.”
__________________________
[*] Allah burada; “Kuşlardan her birini bir dağın üstüne koy!” demedi. ”Her dağın üstüne onların her birinden bir parça koy” dedi. Bu emir, İbrahim aleyhisselamın kuşları öldürüp parçalamasını gerektirir. Kuşları çağırdığında bütün parçaları birleşmiş olarak gelmeleri, ölülerin nasıl diriltildiğinin bir örneği olmuştur. Nitekim Allah, Üzeyir aleyhisselamın eşeğini (Bakara 2/259) ve öldürülen bir kişiyi de (Bakara 2/72–73) aynı şekilde yeniden diriltmiştir.