Sen de bizim gibi bir beşersin[*] / insansın. Eğer doğrulardan isen bir mucize / bir ayet getir.”
______________________
[1] Kur’an’da yer alan “Beşer” ve “İnsan” kavramları her ne kadar eş anlamlı gibi görünseler de ilgili ayetler incelendiğinde farklı bağlamlarda kullanıldıkları göze çarpar. Kavramlar arasındaki ortak nokta ise ikisinin de aynı varlığı ifade etmeleridir.
Rabbimiz, “kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan” yarattığını ifade ettiği Adem için birbirini takip eden ayetlerde hem “insan” hem de “beşer” kavramlarını kullanıyor. Bu da Adem’in ve onun türünün yaratılış itibariyle bu iki vasfı taşıdığını gösterir. Bu vasıflar arasındaki farkın ne olduğunu da ilgili diğer ayetlerden öğreniyoruz.
a) Beşer
Kur’an, insan türüyle ilgili fizyolojik yapısı bağlamında bir şey söyleyeceği zaman “beşer” kavramını kullanmaktadır. Örneğin Yusuf’un (a.s) güzelliği karşısında ellerini kesen kadınlar onun bir “beşer” olamayacağını söylüyorlardı. (12/31) İnsanüstü bir varlık olduğuna gönderme yapıyorlardı da diyebiliriz.
Allah’ın elçileri de gönderildikleri toplumlarda “yeme-içme” gibi fizyolojik bazı özelliklerinden dolayı dışlanmışlardır. Zira toplumlar kendileri gibi etten kemikten bir beşer değil, bir melek talep ediyorlardı. İlgili bazı ayetler (23/33-34), (17/95-96).
Ölümlü bir varlık olarak yaratılmış olmamız da biyolojik yapımızla ilişkilidir. Rabbimiz bu gerçeği ifade ederken “beşer” kavramını kullanmaktadır (21/34).
b) İnsan
“İnsan” kavramının geçtiği ayetlerde insan türünün sosyal bir varlık olması özelliğinden bahsedilmektedir. Mesela, Rabbimiz insana öğrettiği şeylerden bahsederken bu kavramı kullanmaktadır (96/5), (55/3-4).
İnsanın özgür iradesiyle ortaya koyduğu davranışlarla ilgili de bu kavram kullanılır (103/2-3), (96/6-7).
Ayetlerde “sorumluluk ve imtihan” söz konusu olduğunda yine “insan” kavramı devreye girmektedir (33/72), (76/2).
İnsanın ahiretteki durumuyla ilgili ayetlerde de bu kavram kullanılır (79/34-35), (75/10), (89/23).
Sonuç olarak, ayetlerde “beşer” kavramı, insanın etten kemikten bir varlık olması bağlamında kullanılırken; “insan” kavramı irade ve sorumluluk sahibi sosyal bir varlık olması bağlamında karşımıza çıkmaktadır. Fakat başta ifade ettiğimiz gibi beşer de insan da farklı iki varlığın değil; aynı varlığın iki ayrı vasfıdır / özelliğidir.
Alternatif Anlatımlar
Kısa ve Öz Anlatım
Bu ayet, elçilerin tebliği ve toplumların tepkisi çerçevesinde “Sen de bizim gibi beşersin, insansın. Eğer doğrulardan isen bir mucize” ifadesini öne çıkarır. Okuyucu, bu sözün yönelttiği uyarı veya bildirimi ayetin kendi sınırları içinde düşünmelidir.
Açıklayıcı Anlatım
“Sen de bizim gibi beşersin, insansın. Eğer doğrulardan isen bir mucize” ifadesinin muhatabı ve anlattığı durum, Şuarâ suresinin elçilerin tebliği ve toplumların tepkisi eksenindeki akışıyla birlikte okunmalıdır. Ayetin kullandığı ifade ile ona sonradan eklenebilecek yorumlar birbirinden ayrılmalıdır.
Detaylı Anlatım
Şuarâ suresinin 154. ayetinde “Sen de bizim gibi beşersin, insansın. Eğer doğrulardan isen bir mucize” ifadesi yer alır. Bu söz, elçilerin tebliği ve toplumların tepkisi hakkında belirli bir hususa dikkat çeker. Önceki ve sonraki ayetlerin konuyu nasıl sürdürdüğüne bakmak, bu cümlenin surenin anlatımı içindeki yerini belirlemeye yardımcı olur. Metinde söylenmeyen ayrıntıları kesin bilgi gibi sunmadan, bildirilen hususun kapsamını değerlendirmek gerekir.