Kur'an'ın Keşif Atlası

İbrahim 4

BİZ her rasûlü mutlaka kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara iyice açıklasın. Bundan sonra Allah; (sapıklığı) isteyen / dileyen / tercih eden kimseyi sapıklığında[1] bırakır, (hidâyeti / doğru yolu) dileyen / isteyen / seçip tercih eden kimseyi de doğru yola iletir. O güçlüdür, doğru hüküm / isâbetli karar verendir.

______________________
[1] Allah kimseye zulmetmez veya kimseyi (şeytan da dahil) saptırmaz / azdırmaz. Ancak kul, kendi yaptığı amelleri sebebiyle sapıklığı kendisi hak etmiş oluyor (İblis / Şeytan da öyle). Bkz. Zümer 7; “O, kulları için küfre / inkâra razı olmaz!..” Veya: Allah, insan için iki yol belirlediğini vurgular. İnsan ya şükredici / mümin olur ya da nankör / kâfir olur, yani; iki yoldan birini kendisi tercihen seçer, anlamındadır. Dolayısıyla kul; iki yoldan birini isteyerek seçer, Allah ise onların bu seçimlerini onaylar. “Dileyen (sapıklığı isteyen, tercih eden) kimseyi sapıklıkta / sapıklığında bırakır”ın gerçeğe en yakın manâsı bu olabilir! Yine de en doğrusunu Allah bilir! Böylesine merhametli bir Allah’ın yarattıklarını saptırdığı inancı / düşüncesi / yaklaşımı bâtıldır /  doğru değildir.

Alternatif Anlatımlar

Kısa ve Öz Anlatım

Burada dikkat çeken nokta, “BİZ her rasûlü mutlaka kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara iyice açıklasın” ifadesidir. Ayet, vahye çağrı, şükür ve peygamberlerin mücadelesi çerçevesinde okunurken söylenenin kapsamı korunmalıdır.

Açıklayıcı Anlatım

Ayetin merkezinde “BİZ her rasûlü mutlaka kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara iyice açıklasın” sözü yer alır. Bu ifade, vahye çağrı, şükür ve peygamberlerin mücadelesi konularıyla ilişkili olarak değerlendirilir. Sözü edilen özne, muhatap ve bildirilen durum birbirinden ayrıldığında metnin vurgusu daha açık görülür; ayette bulunmayan ayrıntılar bu açıklamaya eklenmez.

Detaylı Anlatım

İbrâhîm suresinin 4. ayetinde “BİZ her rasûlü mutlaka kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara iyice açıklasın” ifadesi üzerinde durulur. İlk olarak ayetin doğrudan bildirdiği olay, nitelik veya hitap belirlenmelidir. Ardından bu ifadenin öncesindeki ve sonrasındaki ayetlerle bağlantısı gözetilerek vahye çağrı, şükür ve peygamberlerin mücadelesi bakımından ne söylediği ele alınabilir. Bu okuma, metnin açıkça bildirdiği hususları yorumdan ayırmayı ve ayete dışarıdan kesin bir hüküm yüklememeyi amaçlar.

Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.

Yorum yapın