Kur'an'ın Keşif Atlası

Nisa 103

4/Nisa 103
«Cephede bir grup Peygamberin imamlığında birinci rek’atı, diğer grup da ikinci rek’atı eda ederek iki rek’atlık namazı tamamladıktan sonra; gerek ayakta, gerek otururken ve gerekse yan yatarak Allah’ı anın, hatırlayın! Savaş sona erip güven içinde yerleşik hayatınıza, ikamet ettiğiniz yerlere döndüğünüzde namazı gereği gibi tam iki rek’at olarak kılmaya devam edin. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.»
فَإِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْۚ فَإِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۚ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا
📌 Ayetin Verdiği Mesaj

Bu ayet, zor zamanlarda bile Allah’ı anmanın bırakılmaması gerektiğini; güven ortamı oluştuğunda ise namazın düzenli ve vakitli şekilde sürdürülmesini öğretir.

📙 Ayetin Öğrettikleri

Bu ayet, savaş ve korku gibi zor şartlarda bile insanın Allah ile bağını koparmamasını öğretir. Namaz kılındıktan sonra ayakta, otururken ve yan yatarken Allah’ı anmak; kulluğun yalnız belirli bir ana sıkıştırılmadığını gösterir.

Ayet, güven ortamı oluştuğunda namazın düzenli biçimde yerine getirilmesini emreder. Bu, ibadetin hem zor zamanda ruhu ayakta tutan bir dayanak hem de normal zamanda hayatı düzene koyan vakitli bir sorumluluk olduğunu gösterir.

Namazın müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınması, insanın zaman bilincini güçlendirir. Mümin, hayatın akışı içinde Rabbini unutmadan yaşar ve ibadetle gününü anlamlandırır. ⁉️ Bu ayet üzerinde düşündüğünde hangi anlam kapıları açılıyor ve bu mesaj hayatında hangi yönü aydınlatıyor?

📘 Ayetin Kavram Analizi
▷ قَضَيْتُمُ ~ Okunuşu: Kadaytüm
Kökü: ق ض ي ~ Okunuşu: Kadâ
Temel Anlamı: Bir işi tamamlamak, hükme bağlamak, yerine getirmek.
Kur’an’daki Anlamı: Burada namazın belirli şartlarda eda edilip tamamlanmasını ifade eder.
▷ فَاذْكُرُوا ~ Okunuşu: Fezkürû
Kökü: ذ ك ر ~ Okunuşu: Zikr
Temel Anlamı: Anmak, hatırlamak, bilinçte diri tutmak.
Kur’an’daki Anlamı: Allah’ı kalp, dil ve davranış bilinciyle sürekli hatırda tutmayı ifade eder.
▷ اطْمَأْنَنْتُمْ ~ Okunuşu: Itme’nentüm
Kökü: ط م أ ن ~ Okunuşu: Itmi’nân
Temel Anlamı: Sükûna ermek, güven bulmak, yatışmak.
Kur’an’daki Anlamı: Korku ve tehlike hâlinin sona erip güven ortamının oluşmasını ifade eder.
▷ مَوْقُوتًا ~ Okunuşu: Mevkûtâ
Kökü: و ق ت ~ Okunuşu: Vakt
Temel Anlamı: Belirlenmiş zaman, tayin edilmiş süre.
Kur’an’daki Anlamı: Namazın gelişi güzel değil, belirli vakitlere bağlı bir farz olduğunu bildirir.
📗 Ayetlerle Bağlantı

📖 2/Bakara 238
«Namazları ve orta namazı koruyun; Allah için saygıyla durun.»
Bu ayet, namazın korunması gereken düzenli bir kulluk görevi olduğunu vurgular.

📖 20/Taha 14
«Şüphesiz Ben Allah’ım; Benden başka ilah yoktur. Öyleyse Bana kulluk et ve Beni anmak için namazı gereği gibi kıl.»
Bu ayet, namazın Allah’ı anma bilinciyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterir.

📖 29/Ankebut 45
«Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı gereği gibi kıl. Çünkü namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.»
Bu ayet, namazın insan davranışlarını arındıran ve yönlendiren etkisine dikkat çeker.

📕 Ayetin Mesajı

a) Emir: Namazdan sonra ayakta, otururken ve yan yatarken Allah’ı anmak; güvene kavuşunca namazı gereği gibi kılmak emredilmektedir.

b) Yasak: Bu ayette doğrudan bu kapsamda bir ifade bulunmamaktadır.

c) Tavsiye: Zor zamanda da normal zamanda da Allah bilincini diri tutmak tavsiye edilmektedir.

d) Bilgilendirme: Namazın müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılındığı bildirilmektedir.

📝 Tefekkür Notu

Hayat bazen korku, yorgunluk ve dağınıklık getirir. Bu ayet bana, güveni yalnız şartlarda değil, Allah’ı hatırlayan kalpte aramam gerektiğini hatırlatıyor.

____________________
📌 KUR’AN’DA HEM CEPHEDE/SAVAŞTA VE HEM DE SULHTA NAMAZ KAÇ REK’ATTIR?!

Yüce Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki; Ümmetin Problemli meselelerinden birini daha HİKMET ile Çözüme kavuşturduk.

Peygamberimiz Hz. Muhammed sav. Mekke’den başlayarak ta Medine’ye ve vefatına kadar 5 VAKİT NAMAZINI 2 REK’AT OLARAK EDÂ ETMİŞTİR!..

Bu benim iddiamdan ibaret bir söz değil, bu konu bütün kaynaklarda ittifak ile kabul görmüş bir uygulamadır.

Sabah 2 Rek’at (zaten bu şekilde eda ediliyor); Öğle 2 Rek’at; İkindi 2 Rek’at; Akşam 2 Rek’at; Yatsı 2 Rek’at.

Allah’ın Farzı / Emri bu?!

Peki ya onlarca rekât namazı, gecesiydi gündüzüydü, nafilesiydi vs. bunları kim uydurdu?!

Farz Namazların önünde ve sonunda kılınan Namazlar, Peygamberimiz ilk zamanlarda Mescid’de hemen Farz Namazı eda ettikten sonra kılıyordu. Daha sonra Ashab ta onu taklid edince Farz Namazdan sanılmasından çekindiği için Mescide gelmeden ve Mescid’den çıktıktan sonra evinde kılmaya başladı. Kur’an bu ibadetlere: NAFİLE İBADET olarak adlandırıyor. Bugün Müslümanların da kılmalarında hiçbir beis yoktur.

Düşünün; 63 yılını gecesini gündüzünü NAMAZ KILMAKLA geçirmiş bir Nebi ki, sanki o dönemde islâm’ın bütün Arap Yarım Adasına  ve Dünyaya Tebliğciler göndererek yayılmasına o vesile olmamış?!

Peygamberimiz Hz. Muhammed sav.’i öyle bir KALIBA oturtmuşlar ki, hayatı NAMAZ İBADETİ ile geçmiş adeta…

O koca Medeniyeti kim kurmuş?!

İşte bu maalesef Emevi ve Abbasi fitnesinden başka bir şey değildir! Peygamberi öyle bir posta oturtmuşlar, Kur’an’ı da raflara kaldırmışlar ki: Kendileri, kendi heva ve heveslerine göre Allah kullarına hütmetsinler, onları kul köle edinsinler. Onlar namaz ile meşgul olsunlar, kafası yönetime, iktidara takmasınlar için büyük bir Münafıklık ve Mühendislik çalışması yapıp 15 YÜZYILDIR ÜMMETİ PERİŞAN etmişlerdir.

AKŞAM NAMAZI DA 2 REK’AT’TIR?!

Peygamberimiz Mekke ve Medine dışında bir yerde Namaz kıldırırken Akşam Namazını 3 Rek’at kıldığı görüldüğü için sonradan Akşam Namazını 3 Rek’at olarak sistemleştirmişler. Oysa ÖMRÜNDE BİR KEZ 3 REK’AT KILMIŞTIR. O da bir insan olduğu için UNUTMUŞ ve üçüncü rek’ata ayağa kalkmıştır. Yoksa Mekke ve Medine’de 3 rek’at kıldığı görülmemiştir. Yani o günden sonra da Akşam Namazını 2 Rek’at olarak kılmıştır, orada hata yaptığı (unutarak üçüncü rek’ata kalktığı) görülmüştür. Bu anlamda tek bir kayıt vardır ve bunun dışında pek çok uydurma rivayet söz konusudur.

Bunun dışında gelen bütün bilgi ve rivayetler: Bid’attır, Uydurmadır; Müslümanları YALNIZCA İBADETLE MEŞGUL ETMEK İÇİN uydurulmuş bir projedir?!

HİKMET: Kur’an Bütününden yola çıkarak ortaya çıkarılan hükümler, sonuçlar, çözümler!

Normal seyahet değil sefere çıkıldığında, savaş esnasında CEPHEDE iken kılınan namaz şekli?!

Savaş sonrası sulh esnasında kılınan namazlar kaç rek’attı?!

Nisa Suresi 102. Ayette Hz. Peygamber sav. ve Ashabının bütün Vakit Namazlarını 2 Rek’at olarak kıldığını görüyoruz?!

Sonradan gelenler İNSANLAR KUR’AN’I HAYATLARINDAN ÇIKARSINLAR VE YALNIZCA İBADETLE MEŞGUL OLSUNLAR diye her bir vakitte ONLARCA REK’AT NAMAZI BİD’AT OLARAK maalesef uydurmuşlardır, icat etmişlerdir?!

Dolayasıyla MÜSLÜMANLAR ömürlerini yeryüzünü imar etmek, kendilerini korumak için SİLAH, ALET, EDAVAT YANİ MÜHİMMAT ÜRETMEKTEN alıkonulmuşlardır ve: Münafık, Müşrik ve Kafirler güçler bu konularda Müslümanlardan hep ileriye geçmişlerdir.

15 Yüzyıla yakın bir zamandır: Hz. Muhammed sav. ‘i ve Ashabını bize öyle anlatmışlardır ki; 7/24 Saat Ömrünü İbadet ile geçiren bir TOPLULUK olarak sunmuşlar.

Oysa Kur’an’a baktığımızda EN GÜZEL ÖRNEK olarak bize verilen Peygamberimiz: Müthiş çalışkan, üretken, mücadeleci ve asla bir dakikası bile boş geçmeyen ÜMMETİN ÖNDERİ olarak karşımıza çıkar. Müslümanlar KUR’AN’DAKİ PEYGAMBERİ örnek almasınlar (çünkü okudukça müslümanlar ona benzemek isteyeceği için) KUR’AN’DAN UZAK TUTMUŞLAR VE SİZ KUR’AN’I ANLAYAMAZSINIZ diyerek bir de TASAVVUF DİNİ (yani İslâm Dinine karşı bir Din olarak Tasavvuf Dinini, yaşam tarzını icat ederek) KURUCULARINDAN olan Münafıklar; sizler Şeyhlerinize, Efendilerinize, Tasavvuf Alimlerinize uyun, onlar Kur’an’ı nasıl anladıklarını söylüyorlarsa sizler de öyle anlayın, hatta sizin okumanıza gerek bile yok demişlerdir?1

Şimdi konumuzla ilgili ayetlere bakalım.

Allah’ın adıyla

Nisa 101

«YERYÜZÜNDE (normal seyahate değil savaş için) sefere çıktığınız zaman kâfir[gerçeği gizleyen]lerin size saldırmasından korkarsanız (cephede) namazı kısaltmanızdan (iki rekât kıldığınız namazı bir rek’at olarak kılmanızdan) ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler / gerçeği gizleyenler size apaçık düşmandır.»

Bağlantılı Ayetler: 2/238 2/239 4/102

Nisa 102

«(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (müminlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın zaman, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar (bir rek’at kılıp) secdeye vardıklarında (sizin güvenliğinizi sağlamak üzere) hemen arkada yerlerini alsınlar (cephedeki eski konumlarına dönsünler). Sonra o namaz kılmamış olan diğer bölük / grup gelsin seninle beraber kılsınlar (böylece iki rekâtlık namaz tamamlanmış olur) ve onlar da silâhlarını yanlarına alarak ihtiyatlı davransınlar / tedbirlerini alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan / mühimmatınızdan gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz ya da hasta olursanız silâhlarınızı (yan tarafınıza) bırakmanızda size bir zorluk yoktur. Bununla birlikte yine de ihtiyatlı / teyâkkuzda olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.»

Bağlantılı Ayetler: 3/131 18/100 18/106

Nisa 103

«(Cephede iken) namazı kıldınız mı / kıldıktan sonra; gerek ayakta, gerek otururken ve gerekse yan yatarak hep Allah’ı anın / hatırlayın! Güvene kavuştunuz mu, namazı gereği gibi / tam (iki rek’at’ı bir bütün, yani tam) olarak kılın / kılmaya devam edin. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.»

Bağlantılı Ayetler: 2/45 2/46 2/239 6/72 30/31

Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.

Yorum yapın