Ve dilimden düğümü çöz ki;
______________________
[1] Burada geleneksel anlayıştan (müktesebattan) dolayı: “Düzgün konuşamıyorum, dilimde sorun var, kekemeyim” gibi meallendirilmiştir. Oysa şimdi ben Firavuna gittiğim zaman bu suçumdan dolayı görevimi gereği gibi yerine getiremeyebilirim, endişesinden dolayı Kardeşi Harun’a da görev verilmesini talep eder. Ancak Firavun’un karşısına çıktığı zaman (yüklendiği vahiyden / sorumluluktan sebep) endişe ettiği şeyin üzerinden kalktığını bizler ayetlerden görürüz. Velev ki, kekeme bir Nebi / Rasûl olmuş olsaydı Firavun’un onu küçümseyerek ilk diyeceği şey: “Git te Rabbin senin önce kekemeliğini ortadan kaldırsın, öyle karşıma gel” olurdu. Allah seçtiği Nebi ve Rasûllerden olan kullarını (Rabbimiz cümlesine selâmlarımızı iletsin) insan olarak diğer insanlar tarafından gözlendiğinde adeta birer melek gibi algılıyorlardı. Yusuf as.’a hatta kadınlar bu bir beşer olamaz, adeta bir melek diye kendi aralarında konuşmuşlardır. Bu bir insan demiyorlar, beşer diyorlar dikkat edilirse?! İnsanüstü bir varlık, sanka melek gibi anlamında! Şura 13 ve 14. Ayetleri okuyunuz.
Alternatif Anlatımlar
Kısa ve Öz Anlatım
Bu ayet, vahiy, Musa’nın kıssası ve doğru yol çerçevesinde “Ve dilimden düğümü çöz ki” ifadesini öne çıkarır. Okuyucu, bu sözün yönelttiği uyarı veya bildirimi ayetin kendi sınırları içinde düşünmelidir.
Açıklayıcı Anlatım
“Ve dilimden düğümü çöz ki” ifadesinin muhatabı ve anlattığı durum, Tâhâ suresinin vahiy, Musa’nın kıssası ve doğru yol eksenindeki akışıyla birlikte okunmalıdır. Ayetin kullandığı ifade ile ona sonradan eklenebilecek yorumlar birbirinden ayrılmalıdır.
Detaylı Anlatım
Tâhâ suresinin 27. ayetinde “Ve dilimden düğümü çöz ki” ifadesi yer alır. Bu söz, vahiy, Musa’nın kıssası ve doğru yol hakkında belirli bir hususa dikkat çeker. Önceki ve sonraki ayetlerin konuyu nasıl sürdürdüğüne bakmak, bu cümlenin surenin anlatımı içindeki yerini belirlemeye yardımcı olur. Metinde söylenmeyen ayrıntıları kesin bilgi gibi sunmadan, bildirilen hususun kapsamını değerlendirmek gerekir.