De ki: “Rabbim rızkı (tabiata koyduğu kurallara uygun olarak) kullarından Allah (yaptığı her işin fıtratına -ilme ve bilime- uygun olarak) gereğini yapan herkese genişletip yayar (fazlasıyla yaratır) ve (bazen de) yaptığı işin gereğini (yani yaptığı her işin fıtratına -ilme ve bilime- uygun olarak) yapmayanlar için kısıtlar / daraltır. Başkalarına her ne verirseniz, ‘O (Allah)’; onun yerini daima doldurur. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
______________________
ACABA ALLAH DİLEDİĞİNE Mİ HESAPSIZ RIZIK VE MAL-MÜLK VERİR, YOKSA?!
Öyle olursa fakir-fukara bir Ailede doğan insanlar Allah’a düşman olmazlar mı?!
Ateist, Deist, Agnostik insanları şöyle bir düşündüğümüzde bunların aslında gerçekte isyânı Allah’a bu anlamda BİR İSYÂN (karşı çıkış, kabullenmeyiş) olmasın?!
Rabbime sonsuz şükürler olsun ki; bugün de (gece gündüz çalışmam, ayetler üzerinde düşünmem ve enine boyuna tefekkürüme karşılık olarak) Rabbimin lûtfu ve ikrâmıyla ödüllendirildiğimi: DİLEDİĞİNE VERİR konusunu HİKMET (‘in anlamlarından biri de Ayetlerarası Bağlantı kurarak Akla, Mantığa da aykırı olmadan ÇÖZÜM ÜRETME ve sonrasında DOĞRU HÜKÜM / KARAR VERME BİLİMİ olarak anlıyorum) onun için HİKMET’ten olarak çözüme kavuşturduğumu düşünüyorum. Daha iyi anlayış ve kavrayışlara yöneltmesini, ilmimi ve imani kavrayışımı arttırmasını dua ederim (Amin).
Yoksa bu Şirk Zihniyeti Mensupları (Mutasavvıflar) insanları Allah’a düşman, kendilerine kul köle edinmek için mi bu (dilediğine) kelimesini kendilerince yorumlamış ve kelimenin asli anlamını yerinden etmişlerdir.
Meselâ: Maşaallah, İnşaallah kelimelirini gün içerisinde pek çok kere kullanırız. ŞAE fiilini: Eğer Allah isterse, dilerse ya da Allah ne güzel dilemiş şeklinde DOĞRU ve YERLİ YERİNCE kullanırız.
Lâkin mal-mülk verme meselesine gelince KELİMEDE anlam kaydırması yapılmış. Orada Allah dilediğine hesapsız verir, derken GEREĞİNİ YAPANLARA anlamındadır. Öbür türlü anlışılırsa Allah: KULLARI ARASINDA KAYIRMA YAPMIŞ anlamı çıkar ki, bu da insanların Allah’a düşman olmasına sebebiyet verir?!
RIZIK MESELESİNE GELİNCE: Bazen Allah gerek birey anlamında kullarını ve gerekse toplum anlamında İMTİHANA tabi tutmak için rızkı kısar veya yayar?! RIZIK: Boğazdan geçenler, anlamındadır ve öyle anlamakta fayda var. Malk-Mülk ile karıştırılıyor, malk-mülk işin gereğini yapmakla kazanılacak, elde edilecek metadır.
Kişi TARIM işiyle uğraşır ya da HAYVANCILIK veya daha başka ÜRETİME yönelik bir SEKTÖR ‘de çalışır. Kendi rızkıyla birlikte Ailesinin de rızkını temin için mücadele verir. Rızıklarını karşıladıktan sonra ARTA KALANLARLA Ticaret yapabilir, işte bu Ticaretinden elde ettiği kazançlarla mal-mülk edinebilir.
Bazen BİREY ya da TOPLUMLAR çeşitli sebeplerden dolayı İMTİHANA tabi tutulurlar, acaba gerçekten Allah’a inanıp şükredecekler mi, yoksa isyân mı edecekler diye: İMANİ ANLAMDA GERÇEKLERİNİN ORTAYA ÇIKARILMASI İÇİN?!
Bu anlamda en güzel örnek: YUSUF AS.’IN TOPLUMUDUR?! 7 Yıl bolluk, 7 Yıl yoksulluk dönemi yaşadıkları gibi.
Bir KURAKLIK olur rızıkta daralma ve dolayısıyla Ticaret’te de daralma olabilir?!
ŞİMDİ AYETLERE AKALIM ALLAH (Azze ve Celle) ŞİRK ZİHNİYETİ MENSUBU MÜŞRİKLERİN MEALLERE VE TEFSİRLERE YANSITTIĞI GİBİ Mİ?!
MALLARINI Allah’ın tavsiye ettiği şekilde (Allah yolunda) harcayanların / infak edenlerin durumu yedi başak bitiren ve her başağında yüz tane bulunan tek tanenin durumu gibidir. Allah (yaptığı her işin fıtratına -ilme ve bilime- uygun olarak) gereğini yapan herkes için (işini doğru dürüst yapanların karşılığını) kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Bağlantılı Ayetler: 2/245 34/39
Kimdir Allah’a güzel bir borç (Allah’ın verin dediklerine) verecek, o kimse ki; Allah ta o borcu (verdiklerini ahirette) kendisine kat kat ödesin. Allah (yaptığı her işin fıtratına -ilme ve bilime- uygun olarak) gereğini yapan kimseler için genişletip yayar, kısıp daraltır da! Ancak O’nun katına döndürüleceksiniz.
Bağlantılı Ayetler: 57/11 57/12 57/18 73/20
https://www.sadikturkmenmeali.com/bakara-245/
De ki: “Rabbim rızkı (tabiata koyduğu kurallara uygun olarak) kullarından Allah (yaptığı her işin fıtratına -ilme ve bilime- uygun olarak) gereğini yapan herkese genişletip yayar (fazlasıyla yaratır) ve (bazen de) yaptığı işin gereğini (yani yaptığı her işin fıtratına -ilme ve bilime- uygun olarak yapmayanlar için) kısıtlar / daraltır. Başkalarına her ne verirseniz, ‘O (Allah)’; onun yerini daima doldurur. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
Bağlantılı Ayetler: 11/6 45/22 53/39 53/40 57/18
Allah doğru söyledi, inşaallah okuyup / işitip itaat ederek hayatımıza uygulayanlardan olmamızı ve daha doğru ya da doğruya yakın anlayışlara ve kavrayışlara iletmesini Yüce Rabbimizden niyaz edelim.
Alternatif Anlatımlar
Kısa ve Öz Anlatım
Sebe 39. ayette Allah’ın yetkisi ve insanın O’na yönelişi öne çıkar. Metindeki “De ki: “Rabbim rızkı (tabiata koyduğu kurallara uygun olarak) kullarından” sözü, açıklamanın hangi ifadeden hareket ettiğini gösterir.
Açıklayıcı Anlatım
Ayetin muhatabına sunduğu anlatım Allah’ın yetkisi ve insanın O’na yönelişi çevresinde şekillenir. “De ki: “Rabbim rızkı (tabiata koyduğu kurallara uygun olarak) kullarından” bölümünün önceki ve sonraki ifadelerle bağı gözetildiğinde, metnin bildirdiği husus ile okuyucunun yapabileceği çıkarım birbirinden ayrılır.
Detaylı Anlatım
Sebe suresinin 39. ayeti, Allah’ın yetkisi ve insanın O’na yönelişi açısından okunabilir. “De ki: “Rabbim rızkı (tabiata koyduğu kurallara uygun olarak) kullarından” ifadesi, ayetin kendi sözleriyle belirlediği başlangıç noktasıdır. Önce bu ifadenin öznesi, muhatabı ve bağlamı dikkate alınmalıdır. Ardından surenin yakın ayetlerinde anlatılanlarla ilişkisi araştırılabilir. Bu yaklaşım, ayette açıkça bulunmayan bir olayı, vaadi veya hükmü kesin bilgi gibi eklemeksizin anlatımın sınırlarını korur.
Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.