Kur'an'ın Keşif Atlası

Enam 151

DE Kİ: “Gelin, Rabbinizin yapmanızı istemediği şeyleri size okuyayım: Hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın; ana-babaya iyilikten ayrılmayın/saygısızca davranmayın! Geçim sıkıntısından dolayı da çocuklarınızı öldürmeyin.” Sizin de onların da rızıklarını (besinlerini) Biz yaratıyoruz. Fuhşun/utanç verici kötülüklerin; açığına da gizlisine de yaklaşmayın! Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın! O, size işte bunu vasiyet etti / emretti! Belki akledersiniz? Belki akledersiniz?

Enam 152

Yetimin malına yaklaşmayın, ergenlik çağına erişinceye kadar!.. Yetimin lehine olan iyi bir tutumla olması hariç! Ölçü ve tartıyı tam bir adalet ile tutun. Biz, hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını teklif etmeyiz! Söylediğiniz zaman adaleti gözetin; velev ki, akrabanız dahi olsa! Allah’a verdiğiniz sözü yerine getirin! İşte size, bunları tavsiye etti. Olur ki, hatırlayıp öğüt alırsınız!..

Enam 153

Şüphesiz bu, Benim dosdoğru yolumdur. Öyleyse ona uyun, (başka) yollara uymayın! Ki sizi, O’nun yolundan saptırmasınlar. Böylece O, size bunları emretti/tavsiye etti. Belki korunup sakınırsınız!

Enam 154

MUSA’ya Kitab’ı verdik; iyilik edenlere (nimetlerimizi) tamamlamak için, herşeyi açıklayıcı, doğru yola iletici ve rahmet olarak! Umulur ki onlar, Rableriyle karşılaşacaklarına inanırlar.

Enam 155

İŞTE BU; Bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Haydi, ona uyun ve korunup sakının ki, size rahmet edilsin!

Enam 156

“Kitap yalnızca bizden önce iki taifeye indirildi. Biz ise onların okumasından habersizdik” demeyesiniz.

Enam 157

Veya: “Bize de bir kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk” demeyesiniz. Ant olsun, size Rabbinizden açık belge, bir hidayet/bir kılavuz ve bir rahmet geldi. Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çeviren kimseleri, azabın en kötüsüyle cezalandıracağız. Yüz çevirmiş olmalarından ötürü!

Enam 158

ONLAR ille de kendilerine meleklerin veya Rabbinin veyahut da; Rabbinin bazı ayetlerinin (azabının, toplu imhasının) gelmesini mi gözlüyorlar? Ama Rabbinin bazı ayetleri (azabının) geldiği gün; daha önce inanmamış kişiye veya imanından bir hayır kazanmamış olan kişiye imanı fayda vermez. De ki: “Gözetip bekleyin! Kuşkusuz biz de gözetip bekleyenleriz!”

Enam 159

Gerçek şu ki; dinlerini parça parça edip, grup grup cemaatlere / mezheplere / topluluklara ayrılanlar var ya; senin onlarla (ve yaptıklarıyla) hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi yalnızca Allah’a kalmıştır! Sonra O, yapmış olduklarını kendilerine haber verecektir.

Enam 160

Her kim bir iyilik ile gelirse; kendisine onun on misli iyilik (sevap) vardır! Fakat kim bir kötülük ile gelirse; denginden/mislinden başkasıyla cezalandırılmaz! Ve onlara haksızlık edilmez.

Enam 161

DE Kİ: “Şüphesiz Rabbim beni, dosdoğru bir yola, dimdik ayakta duran dine; Allah’ı birleyen İbrahim’in dinine iletti! O, asla ortak koşanlardan değildi.”

Enam 162

De ki: “Şüphesiz benim duam ve ibadetlerim; hayatım ve ölümüm Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!

Enam 163

O’nun hiçbir ortağı yoktur! Bana böyle emrolundu. Ve ben (O’na) teslim olanların önde olanıyım/ilkiyim.”

Enam 164

DE Kİ: “Ben Allah’tan başka bir Rab mi arayayım; O, herşeyin Rabbi iken? Her nefsin kazandığı ancak kendisine aittir! Hiç kimse başkasının vebalini/yükünü yüklenmez! Sonra, sizin dönüşünüz Rabbinizin huzurunadır! O size, ayrılığa düştüğünüz herşeyi haber verecektir.”

Enam 165

O ki sizi yeryüzünde halifeler[1] olarak / birbiri ardınca yarattı. (Yeryüzünü geçici varisler / mirasçılar olarak kullanma özgürlüğü verdi.) Kiminizi kiminizden farklı yeteneklerde yarattı. Size verdikleriyle (ve yaptıklarınızla) sizi açığa çıkarıyor! Şüphesiz Rabbin cezası çabuk olandır. Ve gerçekten O; çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

_____________________
[1] Halife / Halifeler: Birbirlerinin yerine bir şekilde geçenler olarak ilk etapta anlamakta fayda var. Yönetici olarak ta karşımıza çıkar. Davud as.’ı yeryüzünde halife / yönetici yaptık, der örneğin. Fakat bir başka anlam olarak ta (insan) muhalif bir varlık olarak karşımıza çıkıyor. En başta kendisini yaratana muhalif oluyor. Allah’ın emri olan: Şu ağaca yaklaşma, dediği hâlde bu emrini çiğniyor. Daha sonra insanın bir başka insanlarla ihtilâf etmesi, birbirlerine muhalif olmaları, birbirlerinin yerine / koltuğuna göz dikmeleri, birbirinin ayağını kaydırması vs. pek şekilde örneklendirebiliriz.