Fatır 1

← Önceki
Fatır 1

Yaptığı her şeyi mükemmel yapmak[1], gökleri ve yeri, bölünme kanunuyla yaratan[2], melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı / boyutu olan (melekten) elçiler[3] yapan Allah’a özgüdür[4]. O, yaratmada gerekli gördüğü[5] ilâveleri yapar. Allah, her şeye bir ölçü koyar.

_____________________
[1] “Hamd”, birini kendi yaptığı şeyden dolayı övmektir. “Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir.” gibi sözler buna girer. “Şükür” ise kendine iyilik yapanı övmek veya yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermektir. Yaptığı herşeyi güzel yapan sadece Allah’tır. Allah’ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı göstermek için “güzel” yerine “mükemmel” kelimesini kullandık.

[2] Ayetteki “fâtır (فاطر)”, bir şeyi bölen anlamındadır (Lisan’ul-Arab). Allah, bütün varlıkları bölünme kanununa göre yaratmıştır (İsra 17/51, Rum 30/30, Şura 42/11).

[3] Mealini verdiğimiz ayette kanatların varlığı “elçilik” göreviyle bağlantılı bir şekilde söz konusu edilmiştir. O hâlde bu kanatların (çok farklı boyutların) varlığı uçmaktan ziyâde meleklerin aynı anda farklı elçilik görevlerine bir işaret olarak algılanmalıdır. Hoş, kanatlar olarak ta algılansa bizce sorun yoktur (en doğrusunu Allah bilir).

KANATLI / BOYUTLU: Herhangi bir olayın birden fazla nedeni ve sonucunun olmasına olayların çok boyutluluğu adı verilir. Çok kanatlı anlam da verilse böyle anlaşılmalı, diye düşünüyoruz.

Meleklerin, mahiyetlerine / yaratılışlarına uygun (yaptıkları iş ve vazifelerine göre) ikişer, üçer, dörder kanatları / boyutları / boyutlu görevleri vardır olarak ta izah edilebilir.

Ancak; gayb (görülmeyen) âlemden olan, maddî yoğunluktan soyutlanmış, mahiyeti bilinmeyen melekleri kuşlar gibi kanatlı, maddî varlıklar olarak tasavvur etmeye biraz uzak görüşte olduğumuzu da ifade etmek isteriz. Çünkü onlar Allah Teâlâ’nın irâde ve takdiri ile bizim gözlerimizle görülecek şekilde yaratılmamış, Kur’an-ı Kerim’de konuyla ilgili açık bilgi verilmemiştir.

Sözü edilen kanat, meleğin yaratılış gâyesi ile bağdaşan, vazifelerini en süratli bir şekilde yerine getirmelerine delâlet (delil teşkil) eden manevî bir kanat, bir kuvvet ve iktidar sembolüdür. Bu söz, temsilî ve mecazî bir ifade tarzı da olabilir?! Nitekim, din ve dünya ilimlerine sahip olan bir kimseye, mecazen “zül-cenaheyn” iki kanat sahibi dendiği gibi; anaların çocukları için “şefkat ve merhamet kanatları”ndan bahsedilir. Hristiyanlar ise melekleri, bir kuş gibi kanatlı olarak düşünür ve tasvir ederler. Onların İslâm inancından ayrıldıkları bir husus da budur.

Bazı meleklerin şarktan garba / dünyanın doğusundan batısına kadar her yeri kaplayacak kanatlara sahip olması, onların sadece uçmalarını sağlamaya yönelik değil, aynı zamanda Allah’ın yarattığı pek harika bir sanat eseri olarak melekut aleminde arz-ı endâm etmeleri içindir (bizim değerlendirmemiz bu yöndedir yine de en doğrusunu Allah bilir.) Şu ayetlere de göz atınız: En’am 6/61, Yunus 10/21, Hac 22/75.

[4] Fatiha 1/2, En’am 6/1, İsra 17/111, Kehf 18/1, Kasas 28/70, Sebe 34/1, Teğabun 64/1.

[5] Şâe (شاء) fiili, “bir şey yapmak” anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah’ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredât). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra’d 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiyâ 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7, 8, 9, 10). Buna göre şâe (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa “gerekeni yaptı veya yarattı”, insan olursa “gerekeni yaptı” anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam’a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şâe (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır.

Dünyanın yaratılışı ile ilgili muhteşem bir TRT Belgeseli videosu;

ve ikinci video WİLD Belgesel TV’den “Dünya: Bir gezegenin oluşumu” – Türkçe Belgesel – HD izlemenizi tavsiye ederim.

📌 Ayeti Anlama ve Hayata Aktarma Yolculuğu

Bu ayeti sadece okumak için değil, anlamak ve yaşamak için dur ve düşün:

  • Bu ayet bana ne söylüyor?
  • Hayatımda hangi noktaya dokunuyor?
  • Benden neyi değiştirmemi istiyor?
  • Bugün bu ayetle ilgili ne yapabilirim?

Dur… Acele etme. Geçip gitme.

Bu ayet senin için indi.

Şimdi kendinle baş başa kal.


🧠 Kısa bir çalışma yap:

  • Ayeti en az 3 defa oku
  • Seni etkileyen kelimeleri fark et
  • Kendi cümlelerinle ne anladığını yaz
  • Küçük de olsa bir uygulama belirle

✍️ Kendine not yaz:

Bu ayetten anladığım ve bugün uygulayacağım şey:


Dilerseniz çıktı alabilir, kalem ile çalışabilirsiniz.

← Önceki
Fatır 1
Hazırsan bir sonraki ayete geçebilirsin.