Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla
(Herkese İyilik Eden ve İyilere Lütfu Geniş olan Allah’ın Adıyla)

A’lâ 1

YÜCE Rabbinin ismini an/hatırla!

A’lâ 3

Ve O ki; kuralları (tabiat kanunlarını) belirleyip takdir eden, doğru yolu gösteren.

A’lâ 5

Ardından da onu; kapkara, katran (ham petrol) haline dönüştüren.

A’lâ 6

BUNDAN BÖYLE; Biz Kur’an’ı sana okutacağız da (senin hafızana yükleyeceğiz/sana ezberleteceğiz ve böylece sürekli tekrar ettiğin için) sen asla unutmayacaksın.

A’lâ 7

Yalnız Allah’ın dilediği başka! O açığı ve gizliyi bilir.

A’lâ 8

Sana çok kolay olanı (Kur’an’ın günlük hayata/yaşama uygulanışını) daha da kolaylaştıracağız.

A’lâ 9

O halde; hatırlat/öğüt ver, öğüt/hatırlatma faydalı olacaksa!

A’lâ 13

Sonra, orada ölemez ve (oradaki yaşama) yaşamak da denmez.

A’lâ 14

Muhakkak ki kurtulmuştur (her türlü şirkten/pislikten) temizlenen,

A’lâ 15

Rabbinin ismini anıp namaz[*] kılan/(O’na) ibadet ve dua eden.

______________________
[*] Salatı ikâme etmek/Namaz ibadetini eda etmek KUR’AN’DA VAR MI, diyerek acaba inandığını söyleyenler kimi köşeye sıkıştırmaya çalışmaktadırlar?!

Dinde tek ŞARİ/HÜKÜM KOYUCU Allah’tır!

Allah Kitabında Namaz ile ilgili detayları açıklamamış, Nebisine mi bırakmış?!

Bu tartışmalara mahâl vermeyecek şekilde Kur’an’da Salat Kavramı, Namaz İbadeti ta ilk Nebi Hz. Adem as.’dan İbrahim as.’a kadar uygulanagelmiş bir ibadet tarzıdır.

Muhammed as. Nebi/Rasûl olarak seçildiğinde de ayetler ile sabittir: «Sonra da sana vahyettik: “Allah’ı birleyerek/hanif olarak İbrahim’in milletine/dinine uy! O, ortak koşanlardan değildi/olmadı!”» (Nahl: 123)

Muhammed Nebi as. cahiliyye toplumunda da asla şirk koşanlardan olmadı. O; Atası İbrahim gibi haniflerdendi. İçinde yaşadığı toplumun içinde de hanif olup Salatı ikâme eden/Namaz ibadetini yerine getiren HANİF/DİNDAR insanlar vardı.

Hatta müşriklerden bazıları da Salatı ikame/Namazı eda ediyorlardı. Ancak Allah; onlar kendisine şirk koşarak inandıkları için ibadetlerini: “Onların kâbe’deki salatları/namazları el çırpmak ve ıslık çalmaktan ibarettir diyerek değersizleştiriyordu. Yani izzeti dergâhında kabul etmediğinin işaretiydi bu anlatımı.

Sonuç itibariyle: Allah, ta Adem’den Muhammed as.’a kadar uygulanagelen SALAT/NAMAZ EMRİNİ ne diye detaylıca anlatsındı?!

Ayrıca Kâbe, Allah’ın emriyle İbrahim as. tarafından yeniden ortaya çıkarılıp inşa edilmişti. Muhammed as. zamanında da bütün dünyadan Müslümanlar Hac ve Umre için geliyorlardı. Orada Nebi Muhammed as.’ı ve Arkadaşlarının SALATINI/NAMAZINI eda edişlerini bizzat uygulamalı olarak görüp geldikleri bölgelere fiili olarak gösterip öğretiyorlardı.

Lütfen bu konuyu bir tefekkür edin, düşünün olur mu?!

A’lâ 16

Ama siz dünya hayatını/peşin olanı tercih ediyorsunuz.

A’lâ 17

Oysa ahiret hayatı/kalıcı olan daha hayırlı ve sonsuzdur.

Ala 18

ŞÜPHESİZ BU, önceki sahifelerde de vardır;

A’lâ 19

İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde…